Kelimeler arşivi içinde; başında "çent" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. çent ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çent ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çent olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇENTİLEBİLMEK
ÇENTİKLEYİCİ, ÇENTİKLENMEK, ÇENTİLEBİLME
ÇENTEBİLMEK, ÇENTEKLEMEK, ÇENTİKLENME, ÇENTELEŞMEK, ÇENTİKLEMEK
ÇENTTİRMEK, ÇENTEBİLME, ÇENTELEMEK, ÇENTİKLEME, ÇENTİLEMEK
ÇENTENELİ, ÇENTİKSİZ, ÇENTİLMEK, ÇENTELMEK
ÇENTİLME, ÇENTİMEK, ÇENTEMEK, ÇENTİYAN, ÇENTELEK, ÇENTİKLİ
ÇENTİCİ, ÇENTMEH, ÇENTMEK, ÇENTEYİ, ÇENTELİ
ÇENTİK, ÇENTEZ, ÇENTEY, ÇENTES, ÇENTME, ÇENTEK
ÇENTİ, ÇENTE, ÇENTA
ÇENT
ÇENT
Birbirine yapışık iki eşit parçadan meydana gelmiş olan cisimlerden her biri, fasulye, nohut gibi sebzelerin, badem, ceviz, erik gibi kuru meyvelerin içindeki parçalar.
ÇENTELEMEK
Yontmak. Pazarlık etmek: Bu işi çok çenteledin ha. Daha ucuza veremem.
ÇENTTİRMEK
Ağrıyıp sızlayan yerine, bıçağın ağzıyla yavaş yavaş dokundurtmak: Senin gözün avsın olmış, çenttiriver.
ÇENTİKLEYİCİ
Çentik yapmakta kullanılan aygıt.
ÇENTİKLENMEK
Çentikli duruma gelmek.
ÇENTEBİLME
Çentebilmek işi.
ÇENTELEŞMEK
Pazarlık etmek. Çekişmek, münakaşa etmek.
ÇENTİKLEMEK
Bir şeyde çentik açmak. Bir şeyi ince doğramak.
ÇENTİLEMEK
Pazarlık etmek.
ÇENTİLEBİLMEK
Çentilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇENTEKLEMEK
Yontmak.
ÇENTİLEBİLME
Çentilebilmek işi.
ÇENTİKLENME
Çentiklenmek işi.
ÇENTİKLEME
Çentiklemek işi.
ÇENTENELİ
Budağı çok olan değnek.
ÇENTEBİLMEK
Çentme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRTIK
Çentik.
ÇENTİKLİ
Üzerinde çentik bulunan.
TIRNAKLIK
Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.
KERTİK
Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.
AJDA
Filiz, sürgün. Çentik çentik olan şey.
DOÇENTLİK
Doçent olma durumu. Doçentin görevi.
OLUKÇUK
Küçük oluk. Bazı organların yüzeyinde bulunan çentikler.
ÇENTİLMEK
Çentme işine konu olmak.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
ÇENTİLME
Çentilmek durumu.
ÇENTA
Çanta, karşılığı çente.
KERTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek. Sertçe sürtünmek.
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
CIZGI
Çizgi. Haşhaş sütünü çıkarmak için kullanılan aygıt. Çizgi, sek sek oyunu. Haşhaştan süt çıkarmak için kullanılan ağız kısmı çentikli özel bıçak. (Senirkent Isparta).
ÇENTME
Çentmek işi.
KERTE
İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.
ÇENTİKSİZ
Üzerinde çentik bulunmayan.
KERTME
Kertmek işi. Çentik.
KOLOKYUM
Konuşu. Doçentlik sözlü sınavı.
GEDMEK
Gedik açmak, çentmek, delmek.