Kelimeler arşivinde; içinde "çent" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çent bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çent ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çent olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇENTİLEBİLMEK
ÇENTİKLENMEK, ÇENTİLEBİLME, ÇENTİKLEYİCİ
ÇENTİKLEMEK, ÇENTİKLENME, ÇENTELEŞMEK, ÇENTEKLEMEK, ÇENTEBİLMEK
ÇENTTİRMEK, ÇENTİLEMEK, ÇENTİKLEME, ÇENTELEMEK, ÇENTEBİLME
ÇENTİLMEK, DOÇENTLİK, ÇENTİKSİZ, ÇENTELMEK, ÇENTENELİ
ÇENTİLME, ÇENTİYAN, ÇENTELEK, ÇENTİMEK, ÇENTEMEK, ÇENTİKLİ
ÇENTİCİ, ÇENTEYİ, ÇENTELİ, ÇENTMEK, ÇENTMEH
ÇENTİK, ÇENTEY, ÇENTME, ÇENTEZ, ÇENTES, DOÇENT, ÇENTEK
ÇENTİ, ÇENTE, ÇENTA
ÇENT
ÇENT
Birbirine yapışık iki eşit parçadan meydana gelmiş olan cisimlerden her biri, fasulye, nohut gibi sebzelerin, badem, ceviz, erik gibi kuru meyvelerin içindeki parçalar.
ÇENTİKLEME
Çentiklemek işi.
ÇENTİLEMEK
Pazarlık etmek.
ÇENTİKLENMEK
Çentikli duruma gelmek.
ÇENTELEŞMEK
Pazarlık etmek. Çekişmek, münakaşa etmek.
ÇENTEBİLME
Çentebilmek işi.
ÇENTİKLEMEK
Bir şeyde çentik açmak. Bir şeyi ince doğramak.
ÇENTEKLEMEK
Yontmak.
ÇENTEBİLMEK
Çentme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇENTELEMEK
Yontmak. Pazarlık etmek: Bu işi çok çenteledin ha. Daha ucuza veremem.
ÇENTİLEBİLMEK
Çentilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇENTİKLEYİCİ
Çentik yapmakta kullanılan aygıt.
ÇENTİKLENME
Çentiklenmek işi.
ÇENTİLMEK
Çentme işine konu olmak.
ÇENTİLEBİLME
Çentilebilmek işi.
ÇENTTİRMEK
Ağrıyıp sızlayan yerine, bıçağın ağzıyla yavaş yavaş dokundurtmak: Senin gözün avsın olmış, çenttiriver.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇENTA
Çanta, karşılığı çente.
ÇENTME
Çentmek işi.
AJDA
Filiz, sürgün. Çentik çentik olan şey.
KERTE
İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.
CIZGI
Çizgi. Haşhaş sütünü çıkarmak için kullanılan aygıt. Çizgi, sek sek oyunu. Haşhaştan süt çıkarmak için kullanılan ağız kısmı çentikli özel bıçak. (Senirkent Isparta).
ÇENTİKLİ
Üzerinde çentik bulunan.
GEDMEK
Gedik açmak, çentmek, delmek.
KERTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek. Sertçe sürtünmek.
KERTİK
Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.
ÇENTİLME
Çentilmek durumu.
DOÇENTLİK
Doçent olma durumu. Doçentin görevi.
TIRNAKLIK
Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.
TIRTIK
Çentik.
ÇENTE
Çanta: Çocuğa çente aldım. Çinko sahan. Asker arkadaşı: Ne o çente nerden geliyorsun. İçine öteberi koymaya yarayan kıldan dokuma çanta. Çanta. Çoban sırt azık torbası. (Üreyil Çankaya Ankara).
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
ÇENTİKSİZ
Üzerinde çentik bulunmayan.
KERTME
Kertmek işi. Çentik.
OLUKÇUK
Küçük oluk. Bazı organların yüzeyinde bulunan çentikler.
KOLOKYUM
Konuşu. Doçentlik sözlü sınavı.