Sonu ÇELME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çelme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çelme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çelme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çelme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇELME

Çelmek işi. Arkadan hafifçe bağlanan başörtüsü. Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma.

ALÇELME

Türkmen kızlarının baş örtüsü üzerine alından bağladıkları katlanmış örtü.

  -   -   -  

Anlamında ÇELME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇELME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇELGİLİK

Kılıçoyunu savutlarında, namlu ile tutağın birleştiği yerde, eli korumaya ve karşı vuruşmacının namlusunu çelmeye yarayan tas biçiminde (dışbükey) koruyucu bölüm.

ÇELMELEYİŞ

Çelmeleme işi.

TAVLAMAK

İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek. Karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek. Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak. Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak.

BAĞDANMAK

Çelme takılmak.

ÇELMELEYEBİLME

Çelmeleyebilmek işi.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

CANĞAL

Güreşte bir ayak oyunu, çelme takma.

ÇANKAL

Dallı budaklı, eğri ağaç. Fasulye sırığı, sırık. İnce kemikleri çıkmış hayvan veya insan. Cılız, arık, büyük boynuzlu öküz. Güreşte bir ayak oyunu, çelme takma. En yüksek kaya. İğri.

İŞVE

Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.

ÇELMELENİŞ

Çelmelenme işi.

BAYDA

Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere. Çelme, güreşte bacak atma. Çocukların yaptığı bir iki kişilik, altı düz küçük kayık.

ÇELMELEYEBİLMEK

Çelmeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇELMELEMEK

Çelme takmak. Bir işi baltalamak. Bir iş ya da kimseyi engellemek.

ÇELMELEME

Çelmelemek işi.

BAĞDA

Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma.

ÇATIŞMAK

Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.

ÇELMELENME

Çelmelenmek işi.

BADAH

Çelme, güreşte bacak atma.

BADAK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇELMELENMEK

Çelme takılmak. Bir iş veya kimse engellenmek, baltalanmak.