Kelimeler arşivi içinde; başında "çeli" olan, toplam 72 adet kelime bulunmaktadır. çeli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çeli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çeli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇELİKLEŞEBİLMEK
ÇELİKLEŞEBİLME, ÇELİKLEŞTİRMEK
ÇELİŞKİSİZLİK, ÇELİKLEŞTİRME
ÇELİŞKİLİLİK, ÇELİŞEBİLMEK
ÇELİŞTİRMEK, ÇELİKLEŞMEK, ÇELİKPAMUĞU, ÇELİMSİZLİK, ÇELİŞEBİLME, ÇELİŞKENLİK, ÇELİŞMEZLİK
ÇELİMSİZCE, ÇELİKYÜREK, ÇELİŞİKLİK, ÇELİKLEŞME, ÇELİŞKİSİZ, ÇELİKLİLİK, ÇELİKLEMEK, ÇELİŞTİRME, ÇELİŞMESİZ, ÇELİKKANAT, ÇELİKBİLEK, ÇELİKKALEM
ÇELİKLEME, ÇELİŞKİLİ, ÇELİKALAN, ÇELİKDERE, ÇELİŞMELİ, ÇELİKGÜRÜ, ÇELİKTÜRK, ÇELİKKAYA, ÇELİKHANE
ÇELİMSİZ, ÇELİŞMEK, ÇELİBAŞI, ÇELİKKÖY, ÇELİKKOL, ÇELİKLER, ÇELİŞKEN, ÇELİKBAŞ, ÇELİKKAN, ÇELİNMEK, ÇELİMLER, ÇELİKTAŞ, ÇELİKMEN, ÇELİKHAN, ÇELİKSİZ, ÇELİKTAN, ÇELİKTEN, ÇELİKLİK, ÇELİKYAY
ÇELİKİZ, ÇELİKEL, ÇELİŞİK, ÇELİKLİ, ÇELİKER, ÇELİKSU, ÇELİŞKİ, ÇELİKSİ, ÇELİMLİ, ÇELİKÖZ, ÇELİŞME
ÇELİYH, ÇELİBA
ÇELİM, ÇELİK, ÇELİH, ÇELİÇ
ÇELİ
ÇELİ
Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.
ÇELİŞTİRMEK
Çelişme işini yaptırmak. Gevelemek.
ÇELİŞMEZLİK
Çelişmeme durumu.
ÇELİŞKENLİK
Çelişken olma durumu.
ÇELİMSİZLİK
Çelimsiz olma durumu.
ÇELİŞKİLİLİK
Çelişkili olma durumu.
ÇELİŞEBİLME
Çelişebilmek işi.
ÇELİMSİZCE
Çelimsiz bir biçimde.
ÇELİKLEŞTİRME
Çelikleştirmek işi.
ÇELİŞKİSİZLİK
Çelişkisiz olma durumu.
ÇELİKLEŞEBİLME
Çelikleşebilmek işi.
ÇELİŞEBİLMEK
Çelişme olasılığı bulunmak.
ÇELİKLEŞMEK
Çelik durumuna gelmek. Güçlenmek, güç kazanmak.
ÇELİKLEŞTİRMEK
Çelik durumuna getirmek. Güçlendirmek, güç kazandırmak.
ÇELİKPAMUĞU
Özel hazırlanmış, uzun ve keskin kenarlı çelik tel tomarı. Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarar.
ÇELİKLEŞEBİLMEK
Çelikleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
CİMBAKUKA
Çelimsiz ve biçimsiz (kimse).
CIRBOĞA
Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius). Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
ÇATIŞIK
Çelişkili.
ÇELİKHANE
Çelik elde edilen fabrika.
BALTABAŞ
Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.
BATİSFER
Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
BIÇAK
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi.
ÇELİKLEMEK
Çelik dikerek ağaç yetiştirmek.
ÇELİKLEME
Çeliklemek işi.