Kelimeler arşivi içinde; başında "çeki" olan, toplam 144 adet kelime bulunmaktadır. çeki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çeki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çeki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇEKİÇLETİLEBİLMEK, ÇEKİNGENLEŞEBİLME, ÇEKİNGENLEŞTİRMEK
ÇEKİÇLETİLEBİLME, ÇEKİNGENLEŞTİRME
ÇEKİÇLENEBİLMEK, ÇEKİÇLETEBİLMEK, ÇEKİÇLEYEBİLMEK, ÇEKİÇLEYİVERMEK, ÇEKİMLENEBİLMEK, ÇEKİMLEYEBİLMEK, ÇEKİŞTİREBİLMEK
ÇEKİÇLENEBİLME, ÇEKİÇLETEBİLME, ÇEKİÇLEYEBİLME, ÇEKİÇLEYİVERME, ÇEKİMLENEBİLME, ÇEKİMLEYEBİLME, ÇEKİNGENLEŞMEK, ÇEKİRDEKLENMEK, ÇEKİŞTİREBİLME
ÇEKİÇLETİLMEK, ÇEKİNGENLEŞME, ÇEKİRDEKÇİLİK, ÇEKİRDEKLENME, ÇEKİRDEKLEŞME, ÇEKİŞTİRİLMEK
ÇEKİÇLETİLME, ÇEKİLEBİLMEK, ÇEKİLİVERMEK, ÇEKİNEBİLMEK, ÇEKİŞEBİLMEK, ÇEKİŞTİRİLME
ÇEKİÇLENMEK, ÇEKİÇLETMEK, ÇEKİLEBİLME, ÇEKİLİVERME, ÇEKİLMEZLİK, ÇEKİMLENMEK, ÇEKİMSENMEK, ÇEKİMSERLİK, ÇEKİMSİZLİK, ÇEKİNDİRMEK, ÇEKİNEBİLME, ÇEKİNGENLİK, ÇEKİRDEKÇİK, ÇEKİRDEKSEL, ÇEKİRDEKSİZ, ÇEKİŞEBİLME, ÇEKİŞTİRMEK
ÇEKİÇLEMEK, ÇEKİÇLENME, ÇEKİÇLETME, ÇEKİLENMEK, ÇEKİMLEMEK, ÇEKİMLENME, ÇEKİMLEYİŞ, ÇEKİMÖLÇER, ÇEKİMSENME, ÇEKİMSERCE, ÇEKİNCESİZ, ÇEKİNDİRİK, ÇEKİNDİRME, ÇEKİNGENCE, ÇEKİNİKLİK, ÇEKİNİLMEK, ÇEKİNTİLİK, ÇEKİRDECİK, ÇEKİRDEKÇİ, ÇEKİRDEKLİ, ÇEKİŞİLMEK, ÇEKİŞMEKLİ, ÇEKİŞMESİZ, ÇEKİŞÖLÇER, ÇEKİŞTİRİŞ, ÇEKİŞTİRME, ÇEKİVERMEK
ÇEKİCİLİK, ÇEKİÇHANE, ÇEKİÇLEME, ÇEKİDÜZEN, ÇEKİMLEME, ÇEKİNCELİ, ÇEKİNCEME, ÇEKİNİLME, ÇEKİŞİKLİ, ÇEKİŞİLME, ÇEKİŞMELİ, ÇEKİVERME
ÇEKİÇLER, ÇEKİKLİK, ÇEKİLDEK, ÇEKİLGEN, ÇEKİLMEK, ÇEKİMSER, ÇEKİMSİZ, ÇEKİNCEK, ÇEKİNCİK, ÇEKİNGEN, ÇEKİNMEK, ÇEKİNSEL, ÇEKİRDEK, ÇEKİŞGEN, ÇEKİŞKEN, ÇEKİŞLER, ÇEKİŞMEK
ÇEKİCEK, ÇEKİÇGE, ÇEKİDEK, ÇEKİDİK, ÇEKİİPİ, ÇEKİKÇE, ÇEKİKGE, ÇEKİLEK, ÇEKİLEN, ÇEKİLİŞ, ÇEKİLME, ÇEKİMCİ, ÇEKİMLİ, ÇEKİNCE, ÇEKİNGE, ÇEKİNĞİ, ÇEKİNİK, ÇEKİNİŞ, ÇEKİNME, ÇEKİNTİ, ÇEKİRGE, ÇEKİŞGE, ÇEKİŞİK, ÇEKİŞİM, ÇEKİŞKE, ÇEKİŞLİ, ÇEKİŞME, ÇEKİŞTE
ÇEKİCİ, ÇEKİLİ, ÇEKİRE
ÇEKİÇ, ÇEKİK, ÇEKİM, ÇEKİN, ÇEKİŞ, ÇEKİT
ÇEKİ
ÇEKİ
Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
ÇEKİMLENEBİLMEK
Çekimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİÇLENEBİLMEK
Çekiçlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİNGENLEŞEBİLME
Çekingenleşebilmek işi.
ÇEKİÇLETEBİLME
Çekiçletebilmek işi.
ÇEKİÇLEYİVERMEK
Çabucak çekiçlemek.
ÇEKİŞTİREBİLMEK
Çekiştirme imkânı veya olanağı bulunmak.
ÇEKİÇLEYEBİLME
Çekiçleyebilmek işi.
ÇEKİÇLETİLEBİLME
Çekiçletilebilmek işi.
ÇEKİÇLETİLEBİLMEK
Çekiçletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİMLEYEBİLMEK
Çekimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİNGENLEŞTİRME
Çekingenleştirmek işi.
ÇEKİNGENLEŞTİRMEK
Çekingen duruma getirmek.
ÇEKİÇLETEBİLMEK
Çekiçletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİÇLEYEBİLMEK
Çekiçleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİÇLENEBİLME
Çekiçlenebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ALBENİ
Çekicilik.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
BACA
Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
ATILGAN
Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
ALIMLILIK
Alımlı olma durumu, çekicilik.
ALIM
Alma işi. Çekicilik. Kurum, çalım, gurur.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.