Sonu ÇEKE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çeke" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çeke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çeke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çeke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇEKE

Ufak, küçük. Sıkı, gergin.

  -   -   -  

Anlamında ÇEKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEFAKAR

Eziyet eden. Eziyet çeken, cefakeş.

ÇIRAKMAN

Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.

ÇEKEMEMEZLİK

Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.

ÇIKRIK

Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

ÇEKELEME

Çekelemek işi.

CEFAKEŞ

Cefa çeken, sıkıntıya katlanan.

AFYONKEŞ

Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.

ÇALAKÜREK

Sürekli kürek çekerek.

DİDİNMEK

Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.

ÇEKEMEZLİK

Çekememezlik.

AHLAMAK

İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.

CIBIL

Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.

ÇARPICI

Etkili, dikkat çeken, sansasyonel. Etkili bir biçimde.

DEMKEŞ

Dem çeken, güzel ses çıkaran (güvercin).

CALİP

Celp eden, çeken, çekici.

BAYRAKÇI

Bayrak çeken kimse. Bayrak yapan, diken veya satan kimse.

ÇEKİŞTİRMEK

Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.

ÇEKEMEME

Çekememek işi veya durumu.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

CART

Sert bir şey yırtılırken çıkan ses. Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk.