Kelimeler arşivi içinde; başında "çağla" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. çağla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çağla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çağla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇAĞLAYIVERMEK, ÇAĞLAYANGEDİK, ÇAĞLAYANCERİT, ÇAĞLAYABİLMEK
ÇAĞLAYIVERME, ÇAĞLAYANTÜRK, ÇAĞLAYABİLME
ÇAĞLAYANGİL
ÇAĞLANDERE
ÇAĞLANLIK
ÇAĞLARCA, ÇAĞLAYIŞ, ÇAĞLAYIK, ÇAĞLAYAN, ÇAĞLASIN, ÇAĞLAMAK, ÇAĞLALIK, ÇAĞLAGAN
ÇAĞLAMA, ÇAĞLAĞA
ÇAĞLAR, ÇAĞLAN, ÇAĞLAM, ÇAĞLAK
ÇAĞLA
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.
ÇAĞLANLIK
Şarıl şarıl akma hali.
ÇAĞLASIN
"Coşsun, çağlasın" anlamında kullanılan bir isim".
ÇAĞLAYABİLMEK
Çağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAĞLARCA
Akarsuların, yataklarındaki çok eğimli kesimlerde ya da artık oldukça düzleşmiş eski eğim kesintisi üzerinde köpürerek, kaya döküntüleri arasından hızla aktıkları yerlere verilen ad. Antalya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ilinde, Çağlarca bucağına bağlı bir yer.
ÇAĞLAYIVERME
Çağlayıvermek işi.
ÇAĞLAYANGEDİK
İçel kenti, Sarıkavak nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇAĞLAYIK
Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.
ÇAĞLAYIVERMEK
Çabucak veya ansızın çağlamak.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
ÇAĞLAYANTÜRK
Çağlayan Türk.
ÇAĞLAYANCERİT
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri.
ÇAĞLAYANGİL
Çağlayan ailesine mensup olan kimse.
ÇAĞLAYIŞ
Çağlama işi.
ÇAĞLAYABİLME
Çağlayabilmek işi.
ÇAĞLANDERE
Giresun şehrinde, Piraziz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAĞLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESKİDEN
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.
MANCINIK
Top yapımının bilinmediği çağlarda, kale kuşatmalarında, ağır taş gülle fırlatmakta kullanılan basit bir savaş aracı. İpekçi çıkrığı.
AKANAK
Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı. Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Sakız elde edilen kök: O akanak benim, sakızını sen toplama. Kayanak oyununda "pardon" anlamında kullanılan bir söz.
LİR
Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı.
EFSANE
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb. Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb.
AKMAÇ
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Şelale.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ÇAĞLAR
Çağlayan.
ÇAĞLAMA
Çağlamak işi.
HARLAK
Harıltı ile akan su, çağlayan.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
GÜRLEK
Çağlayan.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
EDVAR
Çağlar, devirler. Alaturka müzik kurallarını inceleyen eser.
SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
ŞELALE
Büyük çağlayan, çavlan.
AKKIN
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.
KALINTI
Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.