Kelimeler arşivinde; içinde "çağla" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çağla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çağla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çağla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇAĞLAYANGEDİK, ÇAĞLAYABİLMEK, ÇAĞLAYANCERİT, ÇAĞLAYIVERMEK
YUKARIÇAĞLAR, ÇAĞLAYABİLME, ÇAĞLAYANTÜRK, ÇAĞLAYIVERME, YUKARIÇAĞLAN
AŞAĞIÇAĞLAN, AŞAĞIÇAĞLAR, ÇAĞLAYANGİL
YENİÇAĞLAR, ÇAĞLANDERE
ÇAĞLANLIK
ÇAĞLAGAN, ÇAĞLAYIŞ, ÇAĞLALIK, ÇAĞLAYIK, ÇAĞLAYAN, ÇAĞLARCA, ÇAĞLASIN, ÇAĞLAMAK
ÇAĞLAMA, ÇAĞLAĞA
ÇAĞLAN, ÇAĞLAM, ÇAĞLAK, ÇAĞLAR
ÇAĞLA
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.
ÇAĞLAYIVERMEK
Çabucak veya ansızın çağlamak.
YUKARIÇAĞLAR
Karaman ili, Ermenek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIÇAĞLAN
Eskişehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇAĞLAYANCERİT
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri.
AŞAĞIÇAĞLAN
Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YENİÇAĞLAR
Batman ili, Bekirhan nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇAĞLAYABİLMEK
Çağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAĞLAYANTÜRK
Çağlayan Türk.
ÇAĞLANLIK
Şarıl şarıl akma hali.
ÇAĞLAYABİLME
Çağlayabilmek işi.
ÇAĞLAYANGEDİK
İçel kenti, Sarıkavak nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇAĞLAYANGİL
Çağlayan ailesine mensup olan kimse.
AŞAĞIÇAĞLAR
Karaman şehri, Ermenek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇAĞLAYIVERME
Çağlayıvermek işi.
ÇAĞLANDERE
Giresun şehrinde, Piraziz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAĞLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EFSANE
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb. Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb.
ŞELALE
Büyük çağlayan, çavlan.
HARLAK
Harıltı ile akan su, çağlayan.
EDVAR
Çağlar, devirler. Alaturka müzik kurallarını inceleyen eser.
GÜRLEK
Çağlayan.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
ÇAĞLAMA
Çağlamak işi.
AKANAK
Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı. Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Sakız elde edilen kök: O akanak benim, sakızını sen toplama. Kayanak oyununda "pardon" anlamında kullanılan bir söz.
ÇAĞLAR
Çağlayan.
ÇAĞLAYIŞ
Çağlama işi.
LİR
Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ESKİDEN
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
MANCINIK
Top yapımının bilinmediği çağlarda, kale kuşatmalarında, ağır taş gülle fırlatmakta kullanılan basit bir savaş aracı. İpekçi çıkrığı.
SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
KALINTI
Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.