ÇATIŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çatış" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. çatış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çatış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çatış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇATIŞTIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇATIŞTIRABİLME

13 harfli kelimeler

ÇATIŞTIRILMAK, ÇATIŞMASIZLIK

12 harfli kelimeler

ÇATIŞABİLMEK, ÇATIŞTIRILMA, ÇATIŞMASIZCA, ÇATIŞMACILIK

11 harfli kelimeler

ÇATIŞTIRMAK, ÇATIŞTIRMAH, ÇATIŞKINLIK, ÇATIŞABİLME, ÇATIŞDIRMAH

10 harfli kelimeler

ÇATIŞMASIZ, ÇATIŞILMAK, ÇATIŞIKLIK, ÇATIŞTIRMA

9 harfli kelimeler

ÇATIŞMACI, ÇATIŞILMA

8 harfli kelimeler

ÇATIŞMAĞ, ÇATIŞMAH, ÇATIŞMAK, ÇATIŞKAN

7 harfli kelimeler

ÇATIŞMA, ÇATIŞIK, ÇATIŞKI

5 harfli kelimeler

ÇATIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇATIŞ

Çatma işi.

ÇATIŞABİLMEK

Çatışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇATIŞDIRMAH

Köpekleri çiftleştirmek.

ÇATIŞTIRILMA

Çatıştırılmak işi.

ÇATIŞILMAK

Çatışma işi yapılmak.

ÇATIŞTIRABİLME

Çatıştırabilmek işi.

ÇATIŞMASIZLIK

Çatışma olmama durumu.

ÇATIŞMASIZ

Çatışma olmayan. Çatışma olmadan.

ÇATIŞMASIZCA

Çatışmasız bir biçimde.

ÇATIŞTIRILMAK

Çatıştırma işi yapılmak.

ÇATIŞMACILIK

Çatışmacının işi.

ÇATIŞTIRMAH

İki kişiyi kavga ettirmek, birbirine düşürmek.

ÇATIŞTIRABİLMEK

Çatıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇATIŞTIRMAK

Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.

ÇATIŞKINLIK

Bireylerin tutum ve davranışları arasında bağdaşmaz görüş ve çıkarlardan kaynaklanan uzlaşmaz karşıtlık.

ÇATIŞABİLME

Çatışabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇATIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖVÜŞMEK

Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.

TAMPON

Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.

DÜŞMAN

Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).

DÜELLO

İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılmış olan silahlı vuruşma. İki siyasi, ekonomik güç arasındaki çatışma. İki kişi arasında tanıklar önünde yapılmış olan sözlü atışma.

TEARUZ

Çatışma, birbirine ters düşme.

AYARLAMAK

Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

ÇELİŞKİLİ

Çelişme durumunda olan, çelişken, çelişmeli, çelişik, çatışık, mütenakız.

GALİP

Bir yarışma, karşılaşma, çatışma vb. sonunda yenen, üstün gelen, başarı kazanan.

DEK

Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.

PATIRTI

Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.

GERİLLA

Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk. Bu topluluktan olan kimse. Bağımsız bir biçimde hareket eden çete.

ÇATIŞILMA

Çatışılmak işi.

ANTİNOMİ

Çatışkı.

KAVGASIZ

Kavgası olmayan. Çatışma, kavga olmadan.

MÜSADEME

Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.

DRAMATİK

Sahne oyununa özgü olan. Coşku veren, duyguları kamçılayan. Acıklı. İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay).

ARBEDE

Çatışma, patırtı.

BÖLEK

Kundak, çocuk bezi. Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Hediye. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. Bir nesnenin parça parça yapılması. Bir şarkıyı meydana getiren ve bir bağlama ile sona eren kısımlardan her biri. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi.

ÇATIŞMA

Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.

AGON

Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm. Sanatçılar, ezgiciler, yazar ve oyuncular arasında değerlendirme ile sonuçlanan yarışma. Sporcular arasında olduğu gibi, sanatçılar, ezgiciler, dansçılar, yazar ve oyuncular arasındaki dereceleme ile sonuçlanan yarışma. Dram sanatında olaylar dizisi içindeki çatışma (aşama yarışması).