Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çarşaf" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çarşaf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çarşaf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çarşaf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇARŞAF
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARŞAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARŞAFLANMAK
Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.
BİNDİRGEÇ
Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (Uşak).
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ÇARŞAFÇILIK
Çarşafçının yaptığı iş.
İHRAM
Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.
ÇARŞAFÇI
Çarşaf yapan veya satan kimse.
ÇARŞAFLI
Üzerinde çarşaf olan. Çarşaf giymiş olan (kimse).
ÇARŞAFLATMAK
Çarşaflama işini yaptırmak.
ÇÖZME
Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.
BÜZME
Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).
ÇARŞAFLATMA
Çarşaflatmak işi.
ÇARŞAFSIZLIK
Çarşafsız olma durumu.
KOLACI
Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse. Kola (II) seven kimse. Kola (II) satan kimse. Bu işlerin yapıldığı yer.
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
BİRÜK
Çarşaf, çar.
ÇARŞAFSIZ
Üzerinde çarşaf olmayan. Çarşaf giymemiş olan.
ÇARŞAFLIK
Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş).
YELDİRME
Yeldirmek işi. İki veya daha çok uskumru ağının eklenmesiyle yapılmış olan uzun ağ. Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük.
ÇARŞAFLANMA
Çarşaflanmak işi.