Kelimeler arşivi içinde; başında "çarşaf" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. çarşaf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çarşaf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çarşaf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇARŞAFLANMAK, ÇARŞAFLATMAK, ÇARŞAFSIZLIK
ÇARŞAFÇILIK, ÇARŞAFLAMAK, ÇARŞAFLANMA, ÇARŞAFLATMA
ÇARŞAFLAMA
ÇARŞAFLIK, ÇARŞAFSIZ
ÇARŞAFÇI, ÇARŞAFLI
ÇARŞAF
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇARŞAFLIK
Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş).
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
ÇARŞAFLANMA
Çarşaflanmak işi.
ÇARŞAFLATMA
Çarşaflatmak işi.
ÇARŞAFSIZ
Üzerinde çarşaf olmayan. Çarşaf giymemiş olan.
ÇARŞAFLATMAK
Çarşaflama işini yaptırmak.
ÇARŞAFÇI
Çarşaf yapan veya satan kimse.
ÇARŞAFÇILIK
Çarşafçının yaptığı iş.
ÇARŞAFLI
Üzerinde çarşaf olan. Çarşaf giymiş olan (kimse).
ÇARŞAFLAMA
Çarşaflamak işi.
ÇARŞAFLANMAK
Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.
ÇARŞAFSIZLIK
Çarşafsız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARŞAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜRĞÜ
Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Arabanın üzerine gerilen tente.
ÇÖZME
Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.
BÜRME
Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Kastamonu ili, Akkaya nahiyesine bağlı bir yer.
BÖRÜK
Saç örgüsü. Baca. Çarşaf, çar. Takke, külah.
BÜRDE
Çarşaf, çar.
KOLACI
Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse. Kola (II) seven kimse. Kola (II) satan kimse. Bu işlerin yapıldığı yer.
BİTOLANMAK
Bürüklenmek, çarşaflanmak.
BÜRÜK
Çarşaf, baş örtüsü. Duvak. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Örtü, peçe. Hamam havlusu. Orman. Gövdesini sarmaşık sarmış ağaç. Üstü açık, çevresi çalılarla çevrilmiş ağıl. Asma yaprağı. İbrik. Düğünde geline giydirilen elbise. Tülbent, baş örtüsü. Ağaçları bürüyen yabani diken.
BİNDİRGEÇ
Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (Uşak).
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
BÜRGÜ
Baş örtüsü. Çarşaf. Atkı. İnce perde. Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Çarşaf, çar. Yeldirme. Örtü, peçe. Arabanın üzerine gerilen tente. Kadınların örtündüğü örtü. Kadın örtüsü, ferace. Üzerine görüntü düşürmeye yarayan kumaş, cam ya da ışılışıldar düzlem gereç. Bir aygıtı ya da bir yeri mıknatıssal ve elektriksel alanlardan yalıtmak için kullanılan demir engel. Çarşaf, atkı.
BÜNNÜK
Çarşaf, çar.
BÜRKÜ
Eğri. Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Örtü, peçe. Çok sıcak ve sıkıntılı hava.
YELDİRME
Yeldirmek işi. İki veya daha çok uskumru ağının eklenmesiyle yapılmış olan uzun ağ. Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük.
BÜRNÜK
Çarşaf, çar. Bolu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bolu ilinde, Pazarköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Karabük ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Tosya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BÜZME
Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).
BÖRÜDE
Çarşaf, çar.
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
İHRAM
Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.
BİRÜK
Çarşaf, çar.