Sonu ÇALI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çalı" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çalı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çalı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çalı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

FINDIKLIÇALI

10 harfli kelimeler

YUKARIÇALI, TAVŞANÇALI, PARPARÇALI

9 harfli kelimeler

YASSIÇALI, KIRIKÇALI, KAVAKÇALI, BÖLMEÇALI, BÖLÜKÇALI, DOĞANÇALI, MURATÇALI, DENİZÇALI

8 harfli kelimeler

KURUÇALI, KIRKÇALI, KAPEÇALI, KABAÇALI, İKİZÇALI, KARAÇALI, ELEKÇALI, DURAÇALI, DANAÇALI, ORTAÇALI, AYAKÇALI, SARIÇALI

7 harfli kelimeler

MUSÇALI, KALÇALI, MATÇALI, MAÇÇALI, KUŞÇALI, SIRÇALI, ŞAHÇALI, FIRÇALI, TOKÇALI, TOPÇALI, NALÇALI, GÜRÇALI, GÜNÇALI, GÖKÇALI, BURÇALI, BOZÇALI, ALAÇALI, SALÇALI, PARÇALI, KOPÇALI

6 harfli kelimeler

ATÇALI, AKÇALI, PAÇALI, FAÇALI

4 harfli kelimeler

ÇALI

Bazı kelimelerin anlamları

ÇALI

Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

PARPARÇALI

Ardıç ağacının dalı.

TAVŞANÇALI

Konya ili, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KAPEÇALI

Değirmende tanelilerin doldurulduğu yer.

BÖLÜKÇALI

Elâzığ şehrinde, Keban ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YUKARIÇALI

Bitlis şehrinde, Sağınlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MURATÇALI

Edirne kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DENİZÇALI

Yalova şehri, Kılıç bucağına bağlı bir yer.

KIRKÇALI

Van kenti, Özalp ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YASSIÇALI

Adana şehri, Kozan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

FINDIKLIÇALI

Adıyaman ili, Akıncılar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DOĞANÇALI

Ankara şehri, Uruş bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KAVAKÇALI

Muğla kenti, Ula ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BÖLMEÇALI

Van şehrinde, Kırkgeçit nahiyesine bağlı bir bölge.

KURUÇALI

Erzurum ilinde, Narman belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KIRIKÇALI

Gaziantep kenti, İslâhiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında ÇALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

AFİLİ

Gösterişli, çalımlı.

AKOMPANYATÖR

Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.

AĞIRLAMA

Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AGİTATO

Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

AKŞAMCI

Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AKADEMİCİ

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.