Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ça" olan, toplam 399 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ça ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ça olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAKALPAKÇA, BOMBİLİBOTÇA
KALABALIKÇA
DALKAVUKÇA, DANGALAKÇA, EDEBİYATÇA, PARAMPARÇA, SIRNAŞIKÇA, TOPARLAKÇA, BALDIRPAÇA, BARAMPARÇA, DİPLOMATÇA, FEYLESOFÇA, KARASAPAÇA, KÜÇÜKTOPÇA, TÜRLÜBOHÇA, YALIMPARÇA
ARKADAŞÇA, ARNAVUTÇA, BAŞKURTÇA, BULANIKÇA, BURUŞUKÇA, DAĞINIKÇA, FİLOZOFÇA, HAMARATÇA, ISPARMAÇA, PISIRIKÇA, ŞIMARIKÇA, USTURMAÇA, YILIŞIKÇA, YUMUŞAKÇA, AKBUBAŞÇA, AKBUBATÇA, AKMUBATÇA, AKPOPATÇA, AŞAĞIAKÇA, DANDANİÇA, KARABOHÇA, KİRLİAKÇA, PALAPURÇA, SULTANİÇA, TAPLABUÇA, YALAMUKÇA, YALINISÇA, YALUNUZÇA, YENİSOFÇA
AVANAKÇA, BOŞNAKÇA, ÇARPIKÇA, ÇAYLAKÇA, DESPOTÇA, HIRVATÇA, HOYRATÇA, KANCIKÇA, KAYNAKÇA, KAYPAKÇA, KIPÇAKÇA, KIVRAKÇA, KORKAKÇA, KÜSTAHÇA, MANTIKÇA, MANYAKÇA, PATLAKÇA, PAYTAKÇA, SARSAKÇA, SIRDAŞÇA, SLOVAKÇA, SOĞDAKÇA, YIRTIKÇA, ZİRZOPÇA, ÇALAPAÇA, ABABAÇÇA, ALASAHÇA, ALASAKÇA, ÇALKOTÇA, ÇARHITÇA, Devamını Oku »»
ABLAKÇA, AHBAPÇA, AHLAKÇA, AHMAKÇA, ALÇAKÇA, BOZUKÇA, BUNAKÇA, BURUKÇA, ÇABUKÇA, ÇOCUKÇA, ÇUVAŞÇA, GICIKÇA, HAKASÇA, HALAÇÇA, HESAPÇA, ISKARÇA, İSKOÇÇA, KAÇIKÇA, KAZAKÇA, KISIKÇA, KİTAPÇA, KUMUKÇA, OLDUKÇA, OYNAKÇA, POMAKÇA, RAHATÇA, SALAKÇA, SAPIKÇA, SICAKÇA, SOĞUKÇA, Devamını Oku »»
AÇIKÇA, ARAPÇA, BASKÇA, ÇAÇAÇA, DOSTÇA, FARSÇA, ILIKÇA, IRAKÇA, ISKAÇA, KARTÇA, POĞAÇA, SIRPÇA, TARAÇA, TRANÇA, UFAKÇA, ULAHÇA, ABUKÇA, AÇIHÇA, AHAPÇA, AKAPÇA, ALIKÇA, ALUTÇA, AYAKÇA, BOAÇÇA, ÇILAÇA, ÇOMAÇA, HAKIÇA, HALAÇA, HALIÇA, HAMAÇA, Devamını Oku »»
BARÇA, BOHÇA, ÇAMÇA, ÇOKÇA, DATÇA, FIRÇA, HAKÇA, HOŞÇA, KALÇA, KOPÇA, KRAÇA, LOŞÇA, NALÇA, PARÇA, RUSÇA, SAFÇA, SALÇA, SIKÇA, SIRÇA, AÇİÇA, ALAÇA, ALUÇA, ARTÇA, AYAÇA, BACÇA, BAÇÇA, BAĞÇA, BAHÇA, BAYÇA, BOAÇA, Devamını Oku »»
AKÇA, AYÇA, ÇAÇA, FAÇA, FOÇA, KAÇA, MAÇA, PAÇA, AHÇA, ALÇA, ANÇA, APÇA, ATÇA, BAÇA, BEÇA, BİÇA, BOÇA, ÇOÇA, ELÇA, FIÇA, GEÇA, HAÇA, KOÇA, KUÇA, LOÇA, NEÇA, OMÇA, POÇA, SAÇA, UÇÇA, Devamını Oku »»
ÇA
ÇA
Lavabo, banyo. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. İri taş parçası. Uzakta olan bir yeri göstermek için "ta" anlamında kullanılır. Eninde sonunda. Çarşamba. Bebek, çocuk. Banyo (Kırşehir). Çay. Ev içinde taş banyo. Yaş. Vakit. Şâbaş, âferin, yaşa.
PARAMPARÇA
Pek çok parçaya ayrılmış, parça parça olmuş.
DALKAVUKÇA
Dalkavuk gibi, yaltakça. (dalkavu'kça) Dalkavuğa yakışır bir biçimde, yaltakça.
TOPARLAKÇA
Toparlağa yakın bir biçimde olan.
DANGALAKÇA
Dangalağa yakışır. (dangala'kça) Dangalağa yakışır bir biçimde.
KARAKALPAKÇA
Karakalpak Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.
BALDIRPAÇA
Açık saçık, çıplak, çırılçıplak.
EDEBİYATÇA
Edebiyata uygun, edebiyata benzer.
KÜÇÜKTOPÇA
Şanlıurfa şehrinde, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SIRNAŞIKÇA
Sırnaşığa yakışır bir biçimde.
DİPLOMATÇA
Diplomata yakışan. (diploma'tça, l ince okunur) Diplomata yakışır bir biçimde, diplomat gibi. (diploma'tça, l ince okunur) Kurnazlıkla, açıkgözlülükle.
KALABALIKÇA
Biraz kalabalık.
BOMBİLİBOTÇA
Papatya.
KARASAPAÇA
Kastamonu şehrinde, Tosya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BARAMPARÇA
Kısım kısım, bölük bölük.
FEYLESOFÇA
Filozofa yakışan. (feyleso'fça) Filozofa yakışır bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ACELELEŞTİRMEK
Çabuklaştırmak.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACUL
Aceleci. Hızlı, çabuk.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ACİLEN
Çabucak.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ACELELEŞTİRME
Çabuklaştırma.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACICA
Oldukça acı.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).