Kelimeler arşivi içinde; başında "çimen" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. çimen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çimen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çimen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇİMENTOLANMAK, ÇİMENTOLATMAK
ÇİMENTOCULUK, ÇİMENTOLAMAK, ÇİMENTOLANMA, ÇİMENTOLATMA
ÇİMENTOLAMA
ÇİMENTOCU, ÇİMENTOLU
ÇİMENLİK, ÇİMENSİZ
ÇİMENLİ, ÇİMENTO
ÇİMEN
ÇİMEN
Kendiliğinden yetişmiş çim.
ÇİMENTOLU
Çimentosu olan.
ÇİMENTOLAMA
Çimentolamak işi.
ÇİMENTOLANMAK
Çimento sürülmek, çimento ile kaplanmak.
ÇİMENTOCULUK
Çimentocunun yaptığı iş.
ÇİMENSİZ
Çimeni olmayan.
ÇİMENTOLATMA
Çimentolatmak işi.
ÇİMENTO
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.
ÇİMENTOLAMAK
Çimento sürmek, çimento ile sıvamak.
ÇİMENTOLANMA
Çimentolanmak işi.
ÇİMENTOLATMAK
Çimento ile sıvatmak, çimento karışımı malzeme ile yaptırmak.
ÇİMENTOCU
Çimento üreten veya satan kimse.
ÇİMENLİK
Çimeni olan yer.
ÇİMENLİ
Çimeni olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİMEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.
KARAÇAYIR
Buğdaygillerden, çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi (Lolium).
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
KESEK
Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.
GOLF
Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
MALALAMAK
Çimento veya alçı sürülmüş bir yüzeyi mala ile düzeltmek.
SIVA
Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç. Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.
KÜPEŞTE
Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.
KLİNKER
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü.
HARÇ
Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
MOZAİK
Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
SİLİKAT
Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz.
BETONARME
Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.
BETON
Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.
PUDİNG
Meyve, bisküvi vb. ile yapılmış olan bir tür sütlü tatlı. Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle.
OTLAMAK
Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak. Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek. Meşgul olmak.