İçinde ÇİMEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çimen" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çimen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çimen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çimen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KÜÇÜKSÖBEÇİMEN

13 harfli kelimeler

ÇİMENTOLATMAK, ÇİMENTOLANMAK

12 harfli kelimeler

ÇİMENTOCULUK, ÇİMENTOLAMAK, ÇİMENTOLANMA, ÇİMENTOLATMA

11 harfli kelimeler

ÇİMENTOLAMA

10 harfli kelimeler

YEŞİLÇİMEN, GÜLLÜÇİMEN, ÇUKURÇİMEN, ÇAYIRÇİMEN

9 harfli kelimeler

ÇİMENTOCU, ÇİMENTOLU, SARIÇİMEN, SÖBEÇİMEN, MERÇİMENİ, SÖBÜÇİMEN, GÜZÇİMENİ, KUŞÇİMENİ, KOCAÇİMEN, KARAÇİMEN

8 harfli kelimeler

GÖKÇİMEN, GÜLÇİMEN, ÇİMENSİZ, ÇİMENLİK

7 harfli kelimeler

KEÇİMEN, İŞÇİMEN, ÇİMENTO, ÇİMENLİ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇİMEN

Kendiliğinden yetişmiş çim.

GÜLLÜÇİMEN

Erzurum ili, Hınıs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ili, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÇİMENTOLU

Çimentosu olan.

ÇAYIRÇİMEN

Ardahan şehri, Eminbey bucağına bağlı bir bölge.

YEŞİLÇİMEN

Düzce şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ÇİMENTOLANMAK

Çimento sürülmek, çimento ile kaplanmak.

ÇİMENTOLATMAK

Çimento ile sıvatmak, çimento karışımı malzeme ile yaptırmak.

SARIÇİMEN

Van ilinde, Çaldıran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇİMENTOCULUK

Çimentocunun yaptığı iş.

ÇİMENTOLAMA

Çimentolamak işi.

KÜÇÜKSÖBEÇİMEN

Kayseri şehri, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇİMENTOLAMAK

Çimento sürmek, çimento ile sıvamak.

ÇİMENTOCU

Çimento üreten veya satan kimse.

ÇUKURÇİMEN

Erzincan şehri, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Hatunsaray nahiyesine bağlı bir yer.

ÇİMENTOLANMA

Çimentolanmak işi.

ÇİMENTOLATMA

Çimentolatmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇİMEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİMEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİMENSİZ

Çimeni olmayan.

KESEK

Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

KARAÇAYIR

Buğdaygillerden, çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi (Lolium).

MALALAMAK

Çimento veya alçı sürülmüş bir yüzeyi mala ile düzeltmek.

KÜPEŞTE

Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.

ASMOLEN

Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.

ÇİMENLİ

Çimeni olan.

ÇİMENLİK

Çimeni olan yer.

GOLF

Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun.

BETONARME

Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.

BREŞ

Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

KLİNKER

Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü.

ÇAMURLUK

Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

BETON

Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.

MOZAİK

Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.

KRAMPON

Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.

OTLAMAK

Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak. Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek. Meşgul olmak.