Kelimeler arşivi içinde; başında "zul" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. zul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZULUMKARLIH
ZULMETMEK
ZULUMLUG, ZULFİKAR, ZULMETME
ZULADAN, ZULAMAK, ZULBARA, ZULUMBA
ZULFAR, ZULMET
ZULÜM, ZULUP, ZULUM, ZULUF, ZULLA, ZULAK
ZULT, ZULA
ZUL
ZUL
Başa bela. Alınyazısı.
ZULMET
Karanlık.
ZULUF
Taze sebze ve fındık gibi meyvelerin dış kabuğu. Zülüf.
ZULUM
Kıyıcı.
ZULFİKAR
Zülfikar, zülfikar kılıcı.
ZULUMKARLIH
Arapça kökenli zulm: zülumkarlık; zalimlik.
ZULUMLUG
Zulüm, eziyet hâli.
ZULADAN
Gizlice.
ZULUP
Atılmış pamuktan yapılan topak. Kar kütüğü.
ZULBARA
Birlikte yapma; imece.
ZULMETMEK
Eziyet etmek, işkence etmek.
ZULMETME
Zulmetmek işi.
ZULÜM
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa.
ZULFAR
Susam.
ZULAMAK
Ters konuşmak. Çocuk oyununda ceza alanı nefes almadan belli bir yere kadar koşturmak.
ZULUMBA
Bağırsak gazını çıkarmak için kullanılan bir çeşit em.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
AKORTSUZLAŞMAK
Akordu bozulmak.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
ARIZALANMAK
Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.
AVANTAJ
Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ARIZALANMA
Arızalanmak işi, bozulma.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
AYRIŞTIRMAK
Bütünün bozulmasına sebep olmak. Ayrışmasını sağlamak.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
BADANASIZ
Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ARZULAMA
Arzulamak durumu.
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.