Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zire" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zire ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zire olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zire olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZİRE
Kapı zinciri.
CEZİRE
Ada.
NEZİRE
Kendini Tanrı'ya ve ibadete adayan. Bir dilekte bulunan, adak adayan.
HAZİRE
Etrafı çitle çevrili ve girilmesi yasak yer. Cami, türbe, tekke vb. yerlerde çevresi parmaklıklarla çevrili mezar yeri.
NAZİRE
Karşılık olarak, benzetilerek yapılmış olan davranış, söz. Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMZİKLİ
Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).
MEZGEP
Bebeklerin ve çocuklarını emziren annelerin, elbiselerinin kirlenmemesi için boyunlarına takılan önlük. Çocuk önlüğü. (Sivrihisar Eskişehir).
ENYAK
Koyun ya da keçilerin yavrularını emzirecekleri zaman söylenir.
EMZİREBİLME
Emzirebilmek işi.
KAPSAİSİN
Kimyasal olarak trans-8-mehyl-N-vanillyn-6-noneamide yapısında, suda çözünmeyen, vazodilatasyonu azaltan, nozireseptörleri doğrudan uyararak ağrı duyarlılığını artıran, sindirim salgı bezlerini uyararak yem tüketimini artıran ve en fazla acı biberde bulunan alkoloit yapısında bir bileşik. Kapsaisinin tekrarlanan dozlarda alınması durumunda duyarsızlaşmaya ve yerel olarak uygulandığında irritasyon ile gözyaşı akıntısına neden olduğu ayrıca, afferent sinir uçlarından taşikininlerin salıverilmesini de artırarak trakeobronşiyal düz kasların kasılmasını sağladığı bildirilmiştir.
TEHZİL
Alaya alma. Ciddi bir esere alay tarzında nazire yazma, şakalı bir anlatıma çevirme.
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
EMZİKÇİ
Başkasının çocuğunu emziren kadın, süt nine.