Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zahmet" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zahmet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zahmet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zahmet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZAHMET
ZAHMET
Güçlük.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAHMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMEKSİZ
Emek harcanmadan elde edilen, kolay, zahmetsiz.
KOLAY
Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
HAYBEDEN
Zahmet çekmeden, bedavadan.
TEKELLÜF
Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma. Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme, gösteriş.
DAA
Daha. Öyle ya, bilirsin ya, tabi ki. Lütfen, artık, bir zahmet.
EMEKLİ
Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt.
EMENDİRMEG
Yormak, zahmet vermek.
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci.
BURÇUKLAMAK
Misafiri ağırlamak için zahmete katlanmak, ikram etmek.
ZAHMETLİ
Zahmetle yapılan, yorucu, sıkıntılı, eziyetli, güç. Sıkıntı veren.
GÜÇLÜK
Zorluk. Engel, pürüz. Ağır ve yorucu emek, zahmet, meşakkat.
EMENDİRMEK
Yormak, zahmet vermek. Boş yere ümitlendirmek, aldatmak. Emek çektirmek, zahmet vermek, zahmete sokmak, yormak.
BURÇULMAK
Misafiri ağırlamak için zahmete katlanmak, ikram etmek.
ÇİLLELİ
Çileli, zahmetli.
ALKASAN
Zahmet, yürek çarpıntısı.
ZORLUK
Sıkıntı veya güçlükle yapılma durumu, zor olma, güçlük, zahmet.
ZAHMETSİZCE
Zahmetsiz bir biçimde, kolay bir biçimde.
EMENMEK
Boş yere yorulmak, emek ver mek, uğraşmak, didinmek. Çok fazla emek vermek, çalışmak. Gayret etmek. Gidip gelmek, geri dönmek: Bu işim olsa da bir kere daha köye emenmesem. Dikkat etmek, özenmek. Ümit edip de olmamak. Zahmet çekmek, emek çekmek.
EMEKLENDİRMEK
Yormak, zahmete sokmak.