ZAHİR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "zahir" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. zahir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu zahir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zahir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ZAHİRYILDIZI

7 harfli kelimeler

ZAHİRDE, ZAHİREN

6 harfli kelimeler

ZAHİRE, ZAHİRİ

5 harfli kelimeler

ZAHİR

Bazı kelimelerin anlamları

ZAHİR

Açık, belli. Dış yüz, görünüş. Kuşkusuz, elbette, şüphesiz.

ZAHİRDE

Görünüşte.

ZAHİRİ

Görünen, görünürdeki. Yapmacık.

ZAHİREN

Görünüşte.

ZAHİRYILDIZI

Sabahyıldızı.

ZAHİRE

Gerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl, aşlık.

  -   -   -  

Anlamında ZAHİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAHİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAFTAR

Her çeşit hububat satıcısı, zahireci.

HERGİL

Uzun boğazlı, kulplu, yemek pişirilen, bir çeşit bakır kap. Erzak ambarı. Ambar; zahire yığılan depo.

Ey, buyrun, efendim. Turluk adı verilen çadırın iskeletini oluşturan ağaçlardan herbiri. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir). Yayla evinin yan iskelet ağaçları. (Kızılca Bor Niğde). Direk. Çakşır, şalvar. Zahire ambarı, kiler.

GÖRÜNÜŞTE

Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.

AŞIT

Siper, kuytu yer. Aşılacak yer. Dağ geçidi. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Uzak, gözün göremediği yer: Buradan aşıt yere gitme. Dağ ve tepelerin üzerinden arka kısma aşılacak yer. Zahire koymak için, ev içinde yere kazılan ya da duvara yapılan kuyu. Yatak ve yorgan konan ambarların bölmesi. Gizli: Benden aşıt iş yapma. Çevik, cesur, işgüzar. Çığ. Geçit: Aşıdı aşdı getdi. Ateş. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GAYILI

Çok, yığılı: Geçen sene gayılı zahramız (zahiremiz) varıdı.

ZAAR

Kuşkusuz, elbette. Küçük köpek. Her halde, evet öyle. Olasılıkla, galiba. Zahir, herhâlde.

BELLE

Güneşte zahire kurutmak için çamurla sıvanmış, kenarlı geniş yer.

ALAFDAR

Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.

SAYAT

1.Evaltı, meyve ve benzerleri kurutulan yer. 2.Avlu. Evlerde zahire kurutulan üstü kapalı önü açık güneşe karşı yer, sofa.

GAŞIK

Kaşık. Değirmenlerde sepet adı verilen depodan dökülen zahireyi devamlı ve düzenli olarak değirmen taşlarının arasına aktararak öğütülmesini sağlayan araç. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

SARPIN

Tahıl kuyusu, zahire ambarı, silo. Ekmeği koymaya yarayan dört gözlü sandık.

KOÇU

Süslü bir tür gezme arabası. Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş zahire ambarı.

ZAHAR

Her halde, evet öyle. Evet, olasılıkla. Demek ki. Arapça kökenli zâhir: Her halde (Erzincan Merkez). Arapça kökenli zâhir: zahir; ihtimal ki. Demek, meğer. Arapça kökenli zahir: Galiba, anlaşılan, herhâlde.

ALLAF

Zahireci, aşlıkçı: Allaftan un aldık.

SERENDE

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon. Evlerin dışındaki zahire ambarı.

ARKACI

Hamal. Koruyucu. Zahir, yardımcı.

YAPMACIK

İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

BELLİ

Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

AYTMAK

Türkü söylemek, teganni etmek. Alıp götürmek: Şu zahireyi değirmene aytacağım.