Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yığın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yığın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yığın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yığın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YIĞIN
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
Bu bölümde tanımı içerisinde YIĞIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜME
Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.
ÇEKBERİ
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi.
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
GÜMÜL
Susam ve ekin demeti veya yığını.
DÖKME
Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.
KÜRTÜN
Yük hayvanlarına vurulan semer, palan. Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri. Rüzgârın etkisiyle kuytu yerlere toplanmış kar yığını.
BORDA
Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
KÜLÇE
Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım. Eritilerek kalıba dökülmüş olan. Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme.
BIYIKSIZ
Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
HAZİNE
Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
DOKURCUN
Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.
DENİZŞAKAYIKLARI
Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
HURDALIK
Hurda yığını. Hurdanın atıldığı yer.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
KALAK
Burun, burun ucu. Tezek yığını. Gelin tacı.
HÖYÜK
Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe. Toprak yığını, küçük tepe.