Sonu YÜRÜTEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yürüten" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yürüten ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yürüten olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yürüten olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YÜRÜTEN

Yürüteç.

  -   -   -  

Anlamında YÜRÜTEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÜRÜTEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YİĞİTBAŞI

Esnaf loncalarının kararlarını yürüten kimse.

MUAKKİP

İzleyen, arkasından koşan, takip eden. İşi yürüten.

İDARE

Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.

ECZACILIK

Eczacının yaptığı iş. İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

CHIPS

New York finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. karşılığı bankalararası para piyasası.

ÇEVRÜMLÜ

İşi düzenli olarak yürüten kişi.

HEKİMBAŞI

Osmanlı Devleti'nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.

DIRAVACI

Yalancı, palavracı. Arsız. Dilenci. Titiz. İşsiz, boşta olan. Saman altından su yürüten kişi.

İŞLEMCİ

Bilgisayar programlarının herhangi bir dilinde yazılmış programı, bilgisayarda işletmeyi sağlayan programlar topluluğu. Bir bilgisayarda verilen komutları yorumlayan ve yürüten birim.

DANIŞTAY

Hükümetçe hazırlanarak verilen yasalar ve ayrıcalı sözleşmeler üzerinde irdeleme yaparak bu yöndeki düşüncelerini açıklayan, tüzükleri inceleyen, yasaların ve tüzüklerin gösterdiği işleri gören, hükümetçe yapılan her çeşit soruları cevaplandıran, yönetim davalarını yürüten, karara bağlayan en yüksek yargı kurulu.

PİŞKİN

Gereğince pişmiş. Çabuk pişen, pişeğen, pişek. Deneyimi olan, herhangi bir şeye alışmış olan, olgun. Yüzsüz. Saygısızca davranarak işini yürüten.

KANÇILAR

Elçiliklerde, konsolosluklarda yazı ve evrak işlerini yürüten görevli.

MÜTEHAKKİM

Hâkim olan, hükmeden. Zorbalık eden, hükmünü zorla yürüten.

VARİDATÇI

Devletin gelir işlerini yürüten görevli.

EBEYILANI

Yeşil kertenkele. Saman altından su yürüten.

MANTIKÇI

Mantık bilimiyle uğraşan kimse. Mantık derslerini veren öğretmen. Kesin ve sağlam bir yönteme göre akıl yürüten kimse.

YÜRÜTEÇ

Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten. Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten.

SANDIK

İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.

BOYNA

Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.