Kelimeler arşivi içinde; başında "yürüten" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. yürüten ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yürüten ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yürüten olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YÜRÜTEN
YÜRÜTEN
Yürüteç.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜRÜTEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİŞKİN
Gereğince pişmiş. Çabuk pişen, pişeğen, pişek. Deneyimi olan, herhangi bir şeye alışmış olan, olgun. Yüzsüz. Saygısızca davranarak işini yürüten.
İŞLEMCİ
Bilgisayar programlarının herhangi bir dilinde yazılmış programı, bilgisayarda işletmeyi sağlayan programlar topluluğu. Bir bilgisayarda verilen komutları yorumlayan ve yürüten birim.
MÜTEHAKKİM
Hâkim olan, hükmeden. Zorbalık eden, hükmünü zorla yürüten.
ÇEVRÜMLÜ
İşi düzenli olarak yürüten kişi.
DIRAVACI
Yalancı, palavracı. Arsız. Dilenci. Titiz. İşsiz, boşta olan. Saman altından su yürüten kişi.
MUAKKİP
İzleyen, arkasından koşan, takip eden. İşi yürüten.
YÜRÜTEÇ
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten. Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten.
DANIŞTAY
Hükümetçe hazırlanarak verilen yasalar ve ayrıcalı sözleşmeler üzerinde irdeleme yaparak bu yöndeki düşüncelerini açıklayan, tüzükleri inceleyen, yasaların ve tüzüklerin gösterdiği işleri gören, hükümetçe yapılan her çeşit soruları cevaplandıran, yönetim davalarını yürüten, karara bağlayan en yüksek yargı kurulu.
KANÇILAR
Elçiliklerde, konsolosluklarda yazı ve evrak işlerini yürüten görevli.
YİĞİTBAŞI
Esnaf loncalarının kararlarını yürüten kimse.
ECZACILIK
Eczacının yaptığı iş. İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
CHIPS
New York finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. karşılığı bankalararası para piyasası.
EBEYILANI
Yeşil kertenkele. Saman altından su yürüten.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
HEKİMBAŞI
Osmanlı Devleti'nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.
MANTIKÇI
Mantık bilimiyle uğraşan kimse. Mantık derslerini veren öğretmen. Kesin ve sağlam bir yönteme göre akıl yürüten kimse.
BOYNA
Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.
İDARE
Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.
VARİDATÇI
Devletin gelir işlerini yürüten görevli.