YÖRÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yörü" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. yörü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yörü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yörü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

YÖRÜCEKLER, YÖRÜNGEMSİ

9 harfli kelimeler

YÖRÜYELEK, YÖRÜKATLI, YÖRÜKYERİ, YÖRÜLEMEK

8 harfli kelimeler

YÖRÜYÜCÜ, YÖRÜTMEK, YÖRÜNGEÇ, YÖRÜKKÖY, YÖRÜKLER

7 harfli kelimeler

YÖRÜYÜŞ, YÖRÜNGE, YÖRÜMEK, YÖRÜKLÜ, YÖRÜĞEN, YÖRÜDÜM, YÖRÜCEK

6 harfli kelimeler

YÖRÜME, YÖRÜCÜ, YÖRÜYH

5 harfli kelimeler

YÖRÜM, YÖRÜK

4 harfli kelimeler

YÖRÜ

Bazı kelimelerin anlamları

YÖRÜ

Tekerlek çevresi, ispit. Yürü.

YÖRÜKYERİ

Sakarya ilinde, Dokurcun nahiyesine bağlı bir bölge.

YÖRÜNGEÇ

Tek eksiciğin çekinler çevresinde bulunduğu yerlerin olasılıkları dağılımını, dolaylı olarak veren nicemsel dalga işlevi.

YÖRÜKLER

Samsun ilinde, Ondokuzmayıs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tekirdağ ilinde, Dambaslar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YÖRÜNGEMSİ

Atom çekirdeği çevresinde bir elektronun bulunma olasılığının dağılımını veren ve nicem kuramına göre hesaplanan matematiksel izlev. Merkez etrafındaki hareketle ilgili. Kuantum mekaniğinde, atomda elektronun bulunma ihtimalinin olduğu, belirli enerjisi olan hacimsel bölge.

YÖRÜMEK

Yürümek.

YÖRÜLEMEK

Ekin saklanan kuyularda toprak ile ekin arasına saman koymak.

YÖRÜYÜŞ

Yürüyüş.

YÖRÜYÜCÜ

Görücü.

YÖRÜTMEK

Yapmak, yerine getirmek: Hükmünü yörüdüyor. Kovmak, işinden çıkarmak. Akıtmak.

YÖRÜYELEK

Yürüyerek.

YÖRÜKLÜ

Çorum şehrinde, Sungurlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YÖRÜKKÖY

Karabük kenti, Safranbolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YÖRÜKATLI

Ağrı kenti, Diyadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YÖRÜCEKLER

Balıkesir kenti, Bigadiç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YÖRÜNGE

Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.

  -   -   -  

Anlamında YÖRÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÖRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MOMENT

Kuvvetin, bir cismi bir nokta veya bir eksen yörüngesinde döndürme etkisini belirleyen vektör niceliği.

HAYTA

Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.

YILANCIK

Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük. Kemik veremi.

YERBERİ

Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası.

YURT

Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

OTURMAK

Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

GÜNÖTE

Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta, evç.

LONGA

Türk müziğinde yörük özellik taşıyan oyun havası.

EĞİKLİK

Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil. Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı.

ROKET

Atış sırasında mekanik olarak yön verilen, yörüngesinin başlangıcında öz itmeli olarak yol alan ve daha sonra yalnız balistik kanunlarına bağlı kalan mermi. Bir çeşit füze.

YERÖTE

Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta, evç.

KİNEMATİK

Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

TÜRKMEN

Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse. Yörük.

ENBERİ

Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en yakın olduğu nokta.

UYDU

Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse). Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genel olarak kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.

SENYÖRLÜK

Senyör olma durumu. Senyörün toprağı.

ENÖTE

Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta.

MAHREK

Yörünge.