Kelimeler arşivinde; içinde "yörü" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yörü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yörü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yörü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIZILYÖRÜK, YÖRÜNGEMSİ, YÖRÜCEKLER
YÖRÜYELEK, YENİYÖRÜK, YÖRÜLEMEK, YÖRÜKATLI, YÖRÜKYERİ
YÖRÜYÜCÜ, BAZYÖRÜK, YÖRÜTMEK, YÖRÜNGEÇ, YÖRÜKKÖY, YÖRÜKLER
YÖRÜYÜŞ, YÖRÜMEK, YÖRÜKLÜ, YÖRÜĞEN, YÖRÜDÜM, YÖRÜCEK, ÖZYÖRÜK, YÖRÜNGE
YÖRÜME, YÖRÜCÜ, YÖRÜYH
YÖRÜM, YÖRÜK
YÖRÜ
YÖRÜ
Tekerlek çevresi, ispit. Yürü.
BAZYÖRÜK
Bir cins zehirli yılan.
YÖRÜNGEÇ
Tek eksiciğin çekinler çevresinde bulunduğu yerlerin olasılıkları dağılımını, dolaylı olarak veren nicemsel dalga işlevi.
YÖRÜKYERİ
Sakarya ilinde, Dokurcun nahiyesine bağlı bir bölge.
YÖRÜKATLI
Ağrı kenti, Diyadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YÖRÜYELEK
Yürüyerek.
KIZILYÖRÜK
Yılancık.
YÖRÜKKÖY
Karabük kenti, Safranbolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YÖRÜCEKLER
Balıkesir kenti, Bigadiç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YÖRÜKLER
Samsun ilinde, Ondokuzmayıs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tekirdağ ilinde, Dambaslar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YÖRÜTMEK
Yapmak, yerine getirmek: Hükmünü yörüdüyor. Kovmak, işinden çıkarmak. Akıtmak.
YENİYÖRÜK
Bursa şehri, İnegöl belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YÖRÜLEMEK
Ekin saklanan kuyularda toprak ile ekin arasına saman koymak.
YÖRÜYÜCÜ
Görücü.
YÖRÜYÜŞ
Yürüyüş.
YÖRÜNGEMSİ
Atom çekirdeği çevresinde bir elektronun bulunma olasılığının dağılımını veren ve nicem kuramına göre hesaplanan matematiksel izlev. Merkez etrafındaki hareketle ilgili. Kuantum mekaniğinde, atomda elektronun bulunma ihtimalinin olduğu, belirli enerjisi olan hacimsel bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÖRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YILANCIK
Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük. Kemik veremi.
LONGA
Türk müziğinde yörük özellik taşıyan oyun havası.
OTURMAK
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.
SENYÖRLÜK
Senyör olma durumu. Senyörün toprağı.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası.
MOMENT
Kuvvetin, bir cismi bir nokta veya bir eksen yörüngesinde döndürme etkisini belirleyen vektör niceliği.
YERÖTE
Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta, evç.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
ROKET
Atış sırasında mekanik olarak yön verilen, yörüngesinin başlangıcında öz itmeli olarak yol alan ve daha sonra yalnız balistik kanunlarına bağlı kalan mermi. Bir çeşit füze.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
MAHREK
Yörünge.
TÜRKMEN
Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse. Yörük.
EĞİKLİK
Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil. Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı.
GÜNÖTE
Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta, evç.
ENBERİ
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en yakın olduğu nokta.
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta.
KİNEMATİK
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse). Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genel olarak kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.