YÖNET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yönet" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. yönet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yönet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yönet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YÖNETİLEBİLMEK

13 harfli kelimeler

YÖNETİLEBİLME

12 harfli kelimeler

YÖNETEBİLMEK

11 harfli kelimeler

YÖNETTİRMEK, YÖNETEBİLME, YÖNETMENLİK, YÖNETİCİLİK, YÖNETSİZLİK

10 harfli kelimeler

YÖNETİLMEK, YÖNETMELİK, YÖNETİMSEL, YÖNETTİRME

9 harfli kelimeler

YÖNETİLME, YÖNETİŞİM

8 harfli kelimeler

YÖNETSİZ, YÖNETKEN, YÖNETSEL, YÖNETİCİ, YÖNETMEK, YÖNETMEN

7 harfli kelimeler

YÖNETİŞ, YÖNETTİ, YÖNETME, YÖNETLİ, YÖNETİM, YÖNETİK, YÖNETÇE

6 harfli kelimeler

YÖNETİ

Bazı kelimelerin anlamları

YÖNET

Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

YÖNETSİZ

Beceriksiz, yatkınlığı olmayan. Usûl, âdâp bilmeyen.

YÖNETİLME

Yönetilmek işi.

YÖNETİŞİM

Resmi ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımı.

YÖNETMELİK

Bir kuruluşun çalışma yöntemini belirleyen kuralların tümü. Bu kuralların yazılı olduğu belge, talimatname. Yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, düzenleyici kuralların yazılı olduğu resmî belge.

YÖNETTİRMEK

Yönetme işini yaptırmak.

YÖNETEBİLMEK

Yönetme imkânı veya olasılığı bulunmak. Yönetmeyi becermek.

YÖNETİMSEL

Yönetimle ilgili, yönetsel, idari.

YÖNETİCİLİK

Yönetici olma durumu, idarecilik. Yöneticinin görevi, idarecilik.

YÖNETİLEBİLME

Yönetilebilmek işi.

YÖNETSİZLİK

Usûl, erkân bilmezlik.

YÖNETİLEBİLMEK

Yönetilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YÖNETİLMEK

Yönetmek işi yapılmak, idare edilmek.

YÖNETTİRME

Yönettirmek işi.

YÖNETMENLİK

Yönetmen olma durumu. Yönetmenin görevi veya yeri.

YÖNETEBİLME

Yönetebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında YÖNET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÖNET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

BAŞKENT

Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

AYNAZ

Bataklık. Köy oyunlarını yöneten kimse.

BAŞHAKEM

Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.

BAŞIBOŞ

Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.

ATABEY

Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

BAŞMÜDÜRLÜK

Başmüdür olma durumu. Başmüdürle yönetilen kuruluş. Başmüdürün yaptığı iş. Başmüdürün çalıştığı daire.

BAŞÖĞRETMEN

İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

ADEMİMERKEZİYETÇİ

Yerinden yönetimci.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

ADEMİMERKEZİYET

Yerinden yönetim.

BAŞHEKİM

Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.

BAŞRAHİP

Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.