Kelimeler arşivi içinde; başında "yuğu" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. yuğu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yuğu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yuğu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YUĞURTÇİÇEĞİ
YUĞURLANMAK
YUĞURTMAK, YUĞURTMEC
YUĞURMAK, YUĞURTMA, YUĞURUCU
YUĞU
YUĞU
Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir.
YUĞURTMEC
Kısır hayvan.
YUĞURLANMAK
Yoğrulmak.
YUĞURTMA
Kayısı, zerdali ezmesinin yumurta biçiminde yuvarlanıp, kurutulmasıyla yapılan bir yiyecek.
YUĞURTÇİÇEĞİ
Papatya.
YUĞURTMAK
Koşmak.
YUĞURUCU
Hamur yoğurma işini yapan.
YUĞURMAK
Yoğurmak. Eski türkçe yogurmak: yuğurmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜVEK
Taş oyuğu. Hayvanların çamurdaki ayak izleri.
KAKLIÇ
Taş oyuğu. İzmir ili, Çiğli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TİRPİCİ
Geçimini hamur yuğurma ile sağlayan kişi. (Çavuşlu Görele Giresun).
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.
TİRKE
Bakır hamur yuğurma kabı.
DUVARGÖZÜ
Raf olarak kullanılmak üzere duvar içine açılmış oyuk. İçine heykel yerleştirilen, üstü küçük yarım kubbeli ya da düz olan duvar oyuğu.
ÇİÇEKLİK
Koparılmış çiçekleri koymaya yarar kap. Eski evlerde süs eşyası konulan raflı duvar oyuğu. Çiçek saksılarını koymaya veya çiçek yetiştirmeye ayrılmış yer. Çiçeğin üzerinde çanak, taç ve öteki organlarının bulunduğu parça.
YARLAĞAN
Taş oyuğu, yarık. Susuzluktan, toprakta oluşan çatlak. Taştan, tuğladan, kerpiçten yapılan ocak, maltız.
ARKOSOLYUM
(Mimarlık) Katakomplarda ölülerin içine dikine yerleştirildiği duvar oyuğu.
YALAH
Hayvanların içinden yemek yediği, taş, ağaç, çanak ve benzerleri kap. Hayvanların su içtiği ağaç kap, taş oyuğu. Hayvanların su içmesi için, ağaç, taş ve benzerleri maddelerden yapılan ve çeşmelerin önünde bulunan oluk, tekne. Çukur yer (genellikle kazılmış). Saksı. Küçük su birikintisi, gölcük. Ağaç leğen. Ahırda, hayvan pisliklerinin biriktiği uzun çukur. Ortası çukur tarla. 1. Vadilerdeki küçük, verimli düzlük. 1. Kuytu yer. 1. Dağ yamacındaki düzlük. 1. Sahan, tabak, çanak, tas gibi kaplara verilen genel ad. 1. Suyun akarken yardığı yer. 1. Kalaycılıkta, bakır temizlenen yer. 1. Sığ, derin olmayan. Geveze, boşboğaz, söz taşıyarak arabozan. Sırnaşık, eğitimsiz. Dalkavuk. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Dönek. Aşağılık, onursuz. İkiyüzlü. Her işe burnunu sokan. Sürtük. 1. Hoppa, kötü kadın. Eski türkçe yal+ak: Köpeğe yiyecek verilen kap; çeşmede hayvanların su içtiği tekne (Erzincan Merkez). Kedi ve köpeklerin yemek kabı. Çukur, dere vadisi.
BİÇİK
Sel yatağı, dere, dere yatağı. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir tane, bir tanecik. Dağda, iki kaya arasındaki boşluk. İki derenin birleştiği yer. Kesik, biçilmiş. Denize doğru uzanmış kara parçası, burun. Dağlarda, tepelerde sellerin açtığı yarıntı. Su yolu. Dana. Kuyruğu düğümlü koç. Köşe, bucak, uç, açı. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı. Nergiz çiçeğinin yetiştiği kaya oyuğu. Dana, sığır yavrusu. Buzağıdan büyük yavru. Işığı renklerine ayırmak için kullanılan üçgen kesitli altı yüzlü saydam nesne. Kesik, kesilmiş.
YUKURMAK
Yuğurmak.
SÖĞÜRCE
At gibi hayvanların tırnaklarının oyuğu.
KÖFTEN
Küçük mağara, kaya oyuğu, in.
OYUKLU
Oyuğu olan, oyukları bulunan.
EKOYLUM
(Mimarlık). Camilerde yarım kubbelerin iki ya da üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemeleri. Eski Yunanda üstü yarım kubbe ile örtülü, oturulacak duvar oyuğu.
AVKIMAK
Çamaşırı durulamak. Yuğurulmuş hamuru yapışmaması için una bulayarak yumak yumak hazırlamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.
TIHRAZ
Kaya oyuğu, dehliz.