Kelimeler arşivinde; içinde "yuğu" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yuğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yuğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yuğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUĞURTÇİÇEĞİ
YUĞURLANMAK
YUĞURTMAK, YUĞURTMEC
DİŞOYUĞU, YUĞURMAK, YUĞURTMA, YUĞURUCU
YUĞU
YUĞU
Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir.
YUĞURTÇİÇEĞİ
Papatya.
YUĞURTMEC
Kısır hayvan.
YUĞURMAK
Yoğurmak. Eski türkçe yogurmak: yuğurmak.
DİŞOYUĞU
Dişleri yeni açılmış değirmende öğütülmüş taşlı un.
YUĞURUCU
Hamur yoğurma işini yapan.
YUĞURTMA
Kayısı, zerdali ezmesinin yumurta biçiminde yuvarlanıp, kurutulmasıyla yapılan bir yiyecek.
YUĞURTMAK
Koşmak.
YUĞURLANMAK
Yoğrulmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIHRAZ
Kaya oyuğu, dehliz.
OYUKLU
Oyuğu olan, oyukları bulunan.
ARKOSOLYUM
(Mimarlık) Katakomplarda ölülerin içine dikine yerleştirildiği duvar oyuğu.
KÖFTEN
Küçük mağara, kaya oyuğu, in.
AVKIMAK
Çamaşırı durulamak. Yuğurulmuş hamuru yapışmaması için una bulayarak yumak yumak hazırlamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.
TİRPİCİ
Geçimini hamur yuğurma ile sağlayan kişi. (Çavuşlu Görele Giresun).
KAKLIÇ
Taş oyuğu. İzmir ili, Çiğli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇİÇEKLİK
Koparılmış çiçekleri koymaya yarar kap. Eski evlerde süs eşyası konulan raflı duvar oyuğu. Çiçek saksılarını koymaya veya çiçek yetiştirmeye ayrılmış yer. Çiçeğin üzerinde çanak, taç ve öteki organlarının bulunduğu parça.
YALAH
Hayvanların içinden yemek yediği, taş, ağaç, çanak ve benzerleri kap. Hayvanların su içtiği ağaç kap, taş oyuğu. Hayvanların su içmesi için, ağaç, taş ve benzerleri maddelerden yapılan ve çeşmelerin önünde bulunan oluk, tekne. Çukur yer (genellikle kazılmış). Saksı. Küçük su birikintisi, gölcük. Ağaç leğen. Ahırda, hayvan pisliklerinin biriktiği uzun çukur. Ortası çukur tarla. 1. Vadilerdeki küçük, verimli düzlük. 1. Kuytu yer. 1. Dağ yamacındaki düzlük. 1. Sahan, tabak, çanak, tas gibi kaplara verilen genel ad. 1. Suyun akarken yardığı yer. 1. Kalaycılıkta, bakır temizlenen yer. 1. Sığ, derin olmayan. Geveze, boşboğaz, söz taşıyarak arabozan. Sırnaşık, eğitimsiz. Dalkavuk. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Dönek. Aşağılık, onursuz. İkiyüzlü. Her işe burnunu sokan. Sürtük. 1. Hoppa, kötü kadın. Eski türkçe yal+ak: Köpeğe yiyecek verilen kap; çeşmede hayvanların su içtiği tekne (Erzincan Merkez). Kedi ve köpeklerin yemek kabı. Çukur, dere vadisi.
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.
YARLAĞAN
Taş oyuğu, yarık. Susuzluktan, toprakta oluşan çatlak. Taştan, tuğladan, kerpiçten yapılan ocak, maltız.
TİRKE
Bakır hamur yuğurma kabı.
DÜVEK
Taş oyuğu. Hayvanların çamurdaki ayak izleri.
YUKURMAK
Yuğurmak.
BİÇİK
Sel yatağı, dere, dere yatağı. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir tane, bir tanecik. Dağda, iki kaya arasındaki boşluk. İki derenin birleştiği yer. Kesik, biçilmiş. Denize doğru uzanmış kara parçası, burun. Dağlarda, tepelerde sellerin açtığı yarıntı. Su yolu. Dana. Kuyruğu düğümlü koç. Köşe, bucak, uç, açı. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı. Nergiz çiçeğinin yetiştiği kaya oyuğu. Dana, sığır yavrusu. Buzağıdan büyük yavru. Işığı renklerine ayırmak için kullanılan üçgen kesitli altı yüzlü saydam nesne. Kesik, kesilmiş.
SÖĞÜRCE
At gibi hayvanların tırnaklarının oyuğu.
EKOYLUM
(Mimarlık). Camilerde yarım kubbelerin iki ya da üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemeleri. Eski Yunanda üstü yarım kubbe ile örtülü, oturulacak duvar oyuğu.
DUVARGÖZÜ
Raf olarak kullanılmak üzere duvar içine açılmış oyuk. İçine heykel yerleştirilen, üstü küçük yarım kubbeli ya da düz olan duvar oyuğu.