Sonu YUDAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yudan" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yudan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yudan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yudan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YUDAN

Yozgat kenti, Osmanpaşa Bucağı.

YELYUDAN

Bir at hastalığı. Boş gezen.

ÖKÜZUYUDAN

Gün doğmadan önce, doğudan yükselen dikdörtgen biçiminde dört yıldız.

  -   -   -  

Anlamında YUDAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YUDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HANGİL

Kova, bakraç: Kız şu hangili kuyudan doldur da gel.

DAPINCAK

Kuyu tulumbası. 2 bk. dapındırık. Bir tarafına kova, bir tarafına taş bağlı ve ortadan destekli kuyudan su çekmeye yarayan ağaçtan kaldıraç.

DÖLCEK

Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç ya da bakırdan yayapılmış kova. Kuzunun doğduğunu müjdeleyen çobana sahibinin verdiği bahşiş. Fındık dalları ile yapraklı ağaç dallarından yapılan kuzu ağılı. (Derekuşculu Görele Giresun).

SUĞULMAK

Kuyudan su çekmek, su çıkarmak. Yukardan aşağı hızla inmek, atılmak : Kartal şu laşeye suğuluyor.

SERENNİ

Kuyudan su çekmekte kullanılan kaldıraca benzer bir aygıt.

KUSKAK

Kuyudan su çekmeye yarayan küçük kova.

DAPINDIRIK

Hayvanların kaçmasını önlemek için ayaklarına bağlamak suretiyle yapılan engel, köstek. Bağlanmış. Bir tarafına kova, bir tarafına taş bağlı ve ortadan destekli kuyudan su çekmeye yarayan ağaçtan kaldıraç.

TOLA

Yünü ya da kılı alınmış ham deri. Keyif, neşe. Güçlü, korkusuz (köpek için). Kuyudan su çıkarılan tahta ya da çinko kova. İmbikten geçirilen üzüm ya da diğer meyvelerin son suları. Peynir, yağ ve benzerleri nesne konulmaya yarayan kuzu derisi, tulum. Yünü, kılı alınmış, işlenmemiş deri. Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova. Tav, olgunlaşma zamanı: Talaşını ahh bu üzüm. Yünü alınmış ham deri. (Uşak). Dolu, boş olmayan. Güçlü, korkusuz.

ÇIKRIK

Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

URMAK

Vurmak. Çalmak. Kuyudan su çekmek için kullanılan ağaç kova. Vurmak (bk. vurmak). Çalmak, söylemek. Vurmak, çarpmak. Vurmak, baskın yapmak, gasp ve yağma etmek. Belli bir sesi yüksek olarak çıkarmak, haykırmak. Giydirmek, giyinmek, takmak. Vazetmek, koymak. Sokmak, batırmak, delmek, yaralamak. Nişan alarak atmak. İfade etmek, beyan etmek, bildirmek. Sürmek. 1. Tesir etmek.

SİRGEN

Yabanıl semizotu. Kuyudan kaldıraç yöntemi ile su çekme düzeninde, kaldıraç görevini gören uzun ve kalın ağaç. (Kandilli Bozüyük Bilecik).

ELCEG

Kuyudan su çekilen çıkrığın el ile tutulan yeri. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri.

TOLU

Kuyudan su çıkarılan tahta ya da çinko kova. Buz tanesi biçiminde yağan kar, dolu. Deniz. Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova.

KOVA

Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap. Bu kabın alacağı miktarda. Zodyak üzerinde Oğlak ile Balık arasında bulunan takımyıldızın adı. Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım). Bataklıklarda yetişen bir tür saz, hasır otu.