YUDAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yudan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. yudan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yudan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yudan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YUDAN

Yozgat kenti, Osmanpaşa Bucağı.

  -   -   -  

Anlamında YUDAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YUDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SUĞULMAK

Kuyudan su çekmek, su çıkarmak. Yukardan aşağı hızla inmek, atılmak : Kartal şu laşeye suğuluyor.

TOLU

Kuyudan su çıkarılan tahta ya da çinko kova. Buz tanesi biçiminde yağan kar, dolu. Deniz. Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova.

SİRGEN

Yabanıl semizotu. Kuyudan kaldıraç yöntemi ile su çekme düzeninde, kaldıraç görevini gören uzun ve kalın ağaç. (Kandilli Bozüyük Bilecik).

KUSKAK

Kuyudan su çekmeye yarayan küçük kova.

SERENNİ

Kuyudan su çekmekte kullanılan kaldıraca benzer bir aygıt.

TOLA

Yünü ya da kılı alınmış ham deri. Keyif, neşe. Güçlü, korkusuz (köpek için). Kuyudan su çıkarılan tahta ya da çinko kova. İmbikten geçirilen üzüm ya da diğer meyvelerin son suları. Peynir, yağ ve benzerleri nesne konulmaya yarayan kuzu derisi, tulum. Yünü, kılı alınmış, işlenmemiş deri. Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova. Tav, olgunlaşma zamanı: Talaşını ahh bu üzüm. Yünü alınmış ham deri. (Uşak). Dolu, boş olmayan. Güçlü, korkusuz.

DAPINDIRIK

Hayvanların kaçmasını önlemek için ayaklarına bağlamak suretiyle yapılan engel, köstek. Bağlanmış. Bir tarafına kova, bir tarafına taş bağlı ve ortadan destekli kuyudan su çekmeye yarayan ağaçtan kaldıraç.

ELCEG

Kuyudan su çekilen çıkrığın el ile tutulan yeri. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri.

ÇIKRIK

Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

DÖLCEK

Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç ya da bakırdan yayapılmış kova. Kuzunun doğduğunu müjdeleyen çobana sahibinin verdiği bahşiş. Fındık dalları ile yapraklı ağaç dallarından yapılan kuzu ağılı. (Derekuşculu Görele Giresun).

DAPINCAK

Kuyu tulumbası. 2 bk. dapındırık. Bir tarafına kova, bir tarafına taş bağlı ve ortadan destekli kuyudan su çekmeye yarayan ağaçtan kaldıraç.

URMAK

Vurmak. Çalmak. Kuyudan su çekmek için kullanılan ağaç kova. Vurmak (bk. vurmak). Çalmak, söylemek. Vurmak, çarpmak. Vurmak, baskın yapmak, gasp ve yağma etmek. Belli bir sesi yüksek olarak çıkarmak, haykırmak. Giydirmek, giyinmek, takmak. Vazetmek, koymak. Sokmak, batırmak, delmek, yaralamak. Nişan alarak atmak. İfade etmek, beyan etmek, bildirmek. Sürmek. 1. Tesir etmek.

KOVA

Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap. Bu kabın alacağı miktarda. Zodyak üzerinde Oğlak ile Balık arasında bulunan takımyıldızın adı. Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım). Bataklıklarda yetişen bir tür saz, hasır otu.

HANGİL

Kova, bakraç: Kız şu hangili kuyudan doldur da gel.