YORMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yormak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. yormak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yormak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yormak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YORMAK

Yorgun duruma getirmek. Sıkıntıya sokmak, üzmek. Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak. Bir anlam vermek, yorumlamak.

  -   -   -  

Anlamında YORMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YORMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EZMEK

Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

ALKIZITMAK

Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek.

KEPERTMEK

Dibekte tahıl dövmek. Dövmek : Karakolda kepertmişler. Birinin üstüne abanmak, çökertmek. İyice doyurmak. Dövmek. Öldürmek, gebertmek. Yormak, güçten düşürmek. Meyveleri saklayıp bekleterek yumuşamasına neden olmak. Döverek tahılın kepeğini çıkarmak.

GINALAMAH

Kafa yormak: Bugün senin gafanı kim gınaladı.

EMENDİRMEK

Yormak, zahmet vermek. Boş yere ümitlendirmek, aldatmak. Emek çektirmek, zahmet vermek, zahmete sokmak, yormak.

TERLETMEK

Terlemesine sebep olmak. Sıkıntıya düşürmek, çokça yormak.

ÖLDÜRMEK

Bir canlının hayatına son vermek. Aşırı yormak. Çok üzmek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Ölmesine yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Boşuna geçmek.

BİTİRMEK

Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

KONDURMAK

Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.

YAKIŞTIRMAK

Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak. Uygun ve yerinde görmek. Uydurmak. Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.

EMEKLENDİRMEK

Yormak, zahmete sokmak.

KÖSTÜRMEK

Koyunları gölgede dinlendirmek. Yormak : Atları kova kova koşturdum. Yıkmak : Benim evin duvarını köstürmüşler. Vermek, çıkarmak : Bir çay parası köstür.

YORMA

Yormak işi.

KELEZİDMEK

Yormak, hırpalamak.

ARGURMAK

Yorulmak, zayıflamak. Yormak, zayıflatmak.

EMENDİRMEG

Yormak, zahmet vermek.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

MANDIKTIRMAK

Yormak, üzmek : Çocuk bizi mandıktırdı.

HAMLETMEK

Bir sebebe yüklemek, yormak.

ALKAZITMAK

Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek: Pehlivanı alkazıttın.