İçinde YORMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yormak" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yormak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yormak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yormak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YORMAK

Yorgun duruma getirmek. Sıkıntıya sokmak, üzmek. Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak. Bir anlam vermek, yorumlamak.

UYURUYORMAK

Uyumak, uykuya dalmak.

  -   -   -  

Anlamında YORMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YORMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAKIŞTIRMAK

Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak. Uygun ve yerinde görmek. Uydurmak. Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.

GINALAMAH

Kafa yormak: Bugün senin gafanı kim gınaladı.

ALKIZITMAK

Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek.

ÖLDÜRMEK

Bir canlının hayatına son vermek. Aşırı yormak. Çok üzmek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Ölmesine yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Boşuna geçmek.

KONDURMAK

Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

KEPERTMEK

Dibekte tahıl dövmek. Dövmek : Karakolda kepertmişler. Birinin üstüne abanmak, çökertmek. İyice doyurmak. Dövmek. Öldürmek, gebertmek. Yormak, güçten düşürmek. Meyveleri saklayıp bekleterek yumuşamasına neden olmak. Döverek tahılın kepeğini çıkarmak.

HAMLETMEK

Bir sebebe yüklemek, yormak.

EMEKLENDİRMEK

Yormak, zahmete sokmak.

ARGURMAK

Yorulmak, zayıflamak. Yormak, zayıflatmak.

BİTİRMEK

Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

EZMEK

Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

EMENDİRMEG

Yormak, zahmet vermek.

EMENDİRMEK

Yormak, zahmet vermek. Boş yere ümitlendirmek, aldatmak. Emek çektirmek, zahmet vermek, zahmete sokmak, yormak.

TERLETMEK

Terlemesine sebep olmak. Sıkıntıya düşürmek, çokça yormak.

ALKAZITMAK

Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek: Pehlivanı alkazıttın.

MANDIKTIRMAK

Yormak, üzmek : Çocuk bizi mandıktırdı.

YORMA

Yormak işi.

KÖSTÜRMEK

Koyunları gölgede dinlendirmek. Yormak : Atları kova kova koşturdum. Yıkmak : Benim evin duvarını köstürmüşler. Vermek, çıkarmak : Bir çay parası köstür.

KELEZİDMEK

Yormak, hırpalamak.