Kelimeler arşivi içinde; başında "yordam" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. yordam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yordam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yordam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YORDAMLAMAK
YORDAMLIK, YORDAMSIZ
YORDAMAK, YORDAMCI, YORDAMLI
YORDAMA
YORDAM
YORDAM
Yatkınlık, alışkanlık, yeti, meleke. Çeviklik, çabukluk. Yöntem. Kılavuz, yardımcı. Çalım.
YORDAMSIZ
Çevik olmayan, cansız. Yöntem bilmeyen, beceriksiz.
YORDAMCI
Gösterişçi, başkasıyla yarışmaya düşkün.
YORDAMAK
Bilinen veya gözlenen durumlardan yola çıkarak bilinmeyen veya gözlenmeyen durumlar hakkında tahminde bulunmak.
YORDAMA
Yordamak işi.
YORDAMLIK
Belli bir alanda geliştirilmiş yordamların dizgeli bütünü ya da yordam geliştirme iş ve bilgisi. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. Kitaplık sözcüğü de kullanılır.
YORDAMLAMAK
Bir şeyi karanlıkta el ile aramak. Uygun bularak kararlaştırmak, düzenlemek, yoluna koymak: Biz Veli'nin evlenme işini yordamladık.
YORDAMLI
Yakışıklı. Elinden iş gelen, becerikli.
Bu bölümde tanımı içerisinde YORDAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELYORDAMI
Derinliğine incelenmeden yapılan işlem ya da incelik ve kesinlikten yoksun kaba yordam.
UYGULAYIM
Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik. Genel anlamda bir işin doğru yolu yordamı, yöntemi. Bu uygulamaya ilişkin.
İÇEBAKIŞ
Bireyin kendi düşünce, duygu ve güdülerini çözümlemesi. Yetişmiş bir deneycinin bilinçlilik öğelerini çözümlemesi işlemi. İnsanın düşünme yoluyla kendi kendini gözlemesi. Yapısal ruhbilimde, deneğin bilincinde olanları izleyerek ruhsal süreçlerin özellik ve nitelikleri hakkında bilgi verme durumu. Davranış ve tutumların temelinde yatan güdüleri, eğilimleri açığa çıkarmak üzere başvurulan ve bireyin kendisini derinliğine gözlemesini öngören yordam.
ALTYORDAM
Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. Yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. İşlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.
ÇALLAMAK
Görmeden el yordamıyla aramak, yoklamak. El sallamak. Olayı görmeden, bilmeden sezmek. Gezip aramak. Yemekten önce birşeyler atıştırmak. Yemek tabağını ekmekle sıyırıp yemek.
YAZILIM
Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü.
ELAĞUNA
Göremeden bir şey arama, el yordamı.
ELAVI
Göremeden bir şey arama, el yordamı.
ÇİZİNCİLİK
Yersel alanların ölçüm ve çizinlenmesiyle buna ilişkin işlem ve yordamları konu alan bilgi dalı.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
DÜĞÜMÇÖZÜCÜ
Düğümlenmiş verileri çözmeye yarayan aygıt ya da yordam.
BİLİMDALI
Konusu, incelediği olaylar ya da yordam ve işlemleriyle ötekilerden ayrılan altbilim.
ÖNSEL
Hiçbir denemeye dayanmayan ve akıl yordamıyla bulunup ortaya konan, apriori.
MERASİM
Tören. Resmî işlerde yol yöntem, yol yordam.
DÜŞÜNCEMELİ
Yol yordam bilen, düşünceli kişi.
GÖRÜŞÜ
Ölçünlü yordamlardan yoksun olduğu için güvenilirlik ve geçerlik düzeyi düşük özgür görüşme, bk. yöneltimsiz görüşme.
ALIŞI
Bir araştırma sürecinde, yöntemin uygulanması ve yordamların kullanılmasında alışıla gelmiş yol.
ALELUSUL
Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. Âdet yerini bulsun diye.
ADAP
Töre. Yol yordam.
DUŞLAMAK
Rastlamak, rast gelmek. Görmeden, el yordamıyle bir iş yapmak. Acele etmek.