YORGAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yorgan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. yorgan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yorgan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yorgan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YORGANKALDIRAN

11 harfli kelimeler

YORGANCILIK, YORGANÇAYIR, YORGANLAMAK

8 harfli kelimeler

YORGANCI

6 harfli kelimeler

YORGAN

Bazı kelimelerin anlamları

YORGAN

Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü.

YORGANÇAYIR

Bingöl ili, Karlıova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YORGANCILIK

Yorgancının işi.

YORGANLAMAK

Üstünü örtmek: Kar üstünü yorganladı, ekin korkmaz.

YORGANCI

Yorgan, yastık, şilte vb. şeyler diken veya satan kimse.

YORGANKALDIRAN

Yere yapışık olarak, yıldız biçiminde biten bir bitki.

  -   -   -  

Anlamında YORGAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YORGAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUSANDIRA

Evlerde yatak yorgan konulan yer, yüklük. Mutfakta yüksek ve geniş raf.

TANDIR

Yere çukur kazılarak yapılmış olan bir fırın türü. Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılmış olan düzen.

YAZMACI

Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse. Yazma satan kimse.

ÇÖZME

Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.

HURÇ

Genellikle yelken bezinden veya meşinden yapılmış büyük heybe. Çeşitli kumaşlardan yapılan, içerisine battaniye, yorgan vb. eşya konulan özel çanta.

KÖPÜLEMEK

Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek.

SIRIMAK

Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek. Sağlam ve sıkıca dikmek.

ÇARŞAFLAMAK

Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.

DENK

Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri. Uygun, nitelik yönünden eşit. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya. Ağırlık bakımından eşit olan. 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi.

BATTANİYE

Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

YÜKLÜK

Evlerde yatak, yorgan gibi şeyleri koymaya yarayan yer veya büyük dolap, yük, yük odası.

MİTİL

İçine yün, pamuk vb. doldurulan beyaz yastık veya yorgan kılıfı. İki yüzü beyaz kapsız yorgan.

SIRITMAK

Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.

NEVRESİM

Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf.

YAZMA

Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

DÜĞME

Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

KIYIK

İğne, kalın yorgan iğnesi. Çuvaldız.

PIRTI

Değersiz şey, eşya. Basma ve ketenden yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. Eskimiş giysi. Ufak tefek ev eşyası.