Sonu YOLDAŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yoldaş" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yoldaş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yoldaş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yoldaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YOLDAŞ

Yol arkadaşı. Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri. Arkadaş, dost. Eşlerden her biri.

BAŞYOLDAŞ

Karı veya koca: Baş yoldaşım öldü.

  -   -   -  

Anlamında YOLDAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YOLDAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YELTEŞLİK

Yoldaşlık: Ahmet dağa gidiyor, belki korkar, sen de yelteşlik ediver.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

AYAKDEŞ

Yol arkadaşı, yoldaş.

VEFİK

Arkadaş, yoldaş, aynı fikirde olan.

CANDAŞ

Can dostu. Dost, arkadaş, yoldaş.

TAYİFE

Arapça kökenli tâife: tayfa; yoldaşlar; arkadaşlar.

BAŞYOLDAŞI

Zevce, karı, eş. Karı veya koca: Baş yoldaşım öldü. Çok samimi arkadaş, dost.

VELETE

Kavgada, gürültü patırtıda, kötülük yapmada yoldaş: İt, itin veletesidir.

KOŞTAŞ

Meslektaş, koldaş, arkadaş, kapı yoldaşı.

AYAKDAŞ

Arkadaş. Eş, zevce. Yol arkadaşı, yoldaş. İşlerini el birliğiyle yapanlardan her biri.

VEFİKA

Arkadaş, yoldaş, aynı fikirde olan.

EŞİRGENMEK

Kıskanmak, çekememek. Sevişmek: Bu iki komşu çok esirgenirler. Can sıkıntısını gidermek için herhangi bir kimse ile dertleşmek, konuşmak. Yoldaşlık etmek, birbirinin elinden tutmak, eş olmak: Bu çiftlikde kimse yok, onunla esirgenerek oturabilirsek oturacağız. Konuşmaya hazır bir halde yutkunup durmak. Oyalanmak. Alışmak, kendine eş tutmak, arkadaşlık etmek.

YOLDAŞLIK

Yoldaş olma durumu.