Kelimeler arşivi içinde; başında "yoku" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. yoku ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yoku ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yoku olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YOKUŞBAĞLARI
YOKUMSAMAK
YOKUMSAMA, YOKUŞBAŞI, YOKUŞDİBİ
YOKUŞSUZ
YOKUŞÇU, YOKUŞLU
YOKUÇ, YOKUŞ
YOKU
YOKU
Leke, iz, kalıntı, bulaşık. Dibektaşı.
YOKUŞDİBİ
Ardahan ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu şehri, Kabadüz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YOKUMSAMA
Yadsıma.
YOKUŞBAĞLARI
Siirt şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YOKUÇ
Yokuş.
YOKUŞBAŞI
Denizli şehri, Honaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muş ilinde, Erentepe nahiyesine bağlı bir bölge. Trabzon şehrinde, Sürmene ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YOKUŞÇU
Özellikle tepe ve yamaçlı yollarda başarılı olan bisiklet yarışçısı.
YOKUMSAMAK
Yadsımak.
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı.
YOKUŞSUZ
Yokuşu olmayan.
YOKUŞLU
Yokuşu olan. Artvin ilinde, Kılıçkaya nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır ilinde, Dicle belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Rize ili, Kalkandere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Siirt şehri, Bağgöze nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ili, Yomra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOKU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PALANDÖKEN
Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
BAŞYOHARİ
Yokuş yukarı.
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
BAŞYUHARI
Yokuş yukarı.
RAMPALI
Yokuşu olan.
YADSIMA
Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.
RAMPA
Bir arazinin, bir kara yolunun, bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. Bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması. Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç. Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek.
AKEBE
Yokuşlu, inişli, dönemeçli yol.
KIRKMERDİVEN
Dik yokuş.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran, şev.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
KABAN
Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.
BARI
Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).
ÇAPRAZLAMA
Testerenin keserken sıkışmaması için dişlerini belli ölçülere göre sağa sola bükme. Çapraz olarak, makaslama, çaprazlamasına, çaprazvari. Aynı amaçla, dişucunu şişirme. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. Mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. (Söz sanatı terimi) Önce geçen kelimelerin sırasını, değişik veya karşıt bir anlam verecek şekilde, tersine çevirerek onları tekrarlama. Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır gibi. Melezleme. Değişik soylardan gelen ana ve babaların çifleştirilmesi; melezleme.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
BAŞAHARI
Yokuş: Başaharı gitti.
TIRMANMAK
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak. Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek. Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek. Yokuş, merdiven vb. çıkmak. Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek etkisini artırmak.
AKABA
İniş, meyilli yer. İki dağ arasındaki geçit. Eğimli, yokuş.
YADSIMAK
Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak, inkâr etmek. Var olan bir şeyi yok saymak, yokumsamak. İlgili, bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak.