Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yelpaze" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yelpaze ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yelpaze olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yelpaze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YELPAZE
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç. Çeşitlilik. Bu biçimde olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde YELPAZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMETLEŞME
Koşut kıvrımların ya da kıvrım demetlerinin, bir yelpazede olduğu gibi birbirinden ayrılması.
ÇEŞİTLİLİK
Çeşidi çok olma durumu, izge, yelpaze, tenevvü, spektrum.
YELLENMEK
Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.
KİŞELEK
Mirvaha, yelpaze.
MANYOK
Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü veya yedisi bir arada yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç (Manihot utilissima).
YELELEK
Yelpaze. Hoppa, şımarık.
PLAZMODYUM
Tek hücreli hayvanlardan sporlu takımına giren bir cins. Mantarlarda hücre duvarı bulunmayan, büyük ve çok çekirdekli yelpaze biçiminde plazma kitlesi. Sıtma asalağı. Mantarlarda hücre duvarı bulunmayan, büyük ve çok çekirdekli yelpaze şeklinde plazma kitlesi.
YELPAZELENME
Yelpazelenmek işi.
YELPAZELEMEK
Yelpaze veya bir başka nesne ile yel yapmak.
DİYADROM
Tatlı su ile deniz arasında göç eden balıklar. Yelpaze şeklinde yayılan damarlı yapraklar. Tatlı suyla deniz arasında göç eden.
YELPAZELENMEK
Kendini yelpaze ile serinletmek.
FLABELLAT
Yelpaze biçiminde olan, yelpazeye benzeyen.
PALMİYEGİLLER
Genellikle sıcak bölgelerde yetişen, basit bir kongövde ve bunun tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan, hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya.
YELPAZELEME
Yelpazelemek işi.
STENOFAJ
Çok dar bir beslenme yelpazesine sahip olan.
ÜŞİLENMEK
Yelpazelenmek, nefes, hava vermek, üflemek.
TARAK
Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).
DENGEŞİK
Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.
PEŞLEMEK
Giysi eteği ile ateşi yelpazelemek. Önüne katıp kovalamak. Takip etmek.
YELLEMEK
Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.