YELPAZE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yelpaze" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. yelpaze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yelpaze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yelpaze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

YELPAZEKANATLILAR

13 harfli kelimeler

YELPAZEKUYRUK, YELPAZELENMEK

12 harfli kelimeler

YELPAZELEMEK, YELPAZELENME

11 harfli kelimeler

YELPAZELEME

7 harfli kelimeler

YELPAZE

Bazı kelimelerin anlamları

YELPAZE

Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç. Çeşitlilik. Bu biçimde olan.

YELPAZELEMEK

Yelpaze veya bir başka nesne ile yel yapmak.

YELPAZEKUYRUK

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ötleğengiller (Sylviidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta, sırt tarafı, kanatlar ve orta kuyruk tüyleri siyahımsı kahverengi, tüylerin kenarları hafif sarımsı kahverengi olan, Türkiye'de Marmara, Ege sahilleri ile Doğu Akdeniz bölgesinde yaşayan, böcek, böcek larvaları ve küçük Salyangozlarla beslenen yerli bir tür.

YELPAZELENMEK

Kendini yelpaze ile serinletmek.

YELPAZELENME

Yelpazelenmek işi.

YELPAZEKANATLILAR

Genellikle başka böceklerin asalağı olarak yaşayan, dişileri kanatsız, gözleri çıkık ve iri böcekler takımı.

YELPAZELEME

Yelpazelemek işi.

  -   -   -  

Anlamında YELPAZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YELPAZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YELPİYH

Yelpaze.

YELLEMEK

Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.

PALMİYEGİLLER

Genellikle sıcak bölgelerde yetişen, basit bir kongövde ve bunun tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan, hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya.

TARAK

Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).

YELLEK

Bıçakçıların ocak yakmak için kullandıkları tavuk, hindi kanadından yapılan yelpaze.

ÇEŞİTLİLİK

Çeşidi çok olma durumu, izge, yelpaze, tenevvü, spektrum.

KİŞELEK

Mirvaha, yelpaze.

PLAZMODYUM

Tek hücreli hayvanlardan sporlu takımına giren bir cins. Mantarlarda hücre duvarı bulunmayan, büyük ve çok çekirdekli yelpaze biçiminde plazma kitlesi. Sıtma asalağı. Mantarlarda hücre duvarı bulunmayan, büyük ve çok çekirdekli yelpaze şeklinde plazma kitlesi.

YELLİK

Yelpaze. Balkon, sundurma. Çok yel alan tepe. Kuşun kanat ucundaki tüy. İlaç. Harmanda, saman yığınının arkasına ağaç dallarından örülen çit. Toprak evin tepeliğini, yerdeki kazığa bağlayan dört parmak kalınlığında dokuma ip. Çatıya çakılan ince tahta. Keçe çadır. Tınaz savrulurken samanla tane arasına dikilen çubuk. (Akdağ GeIendost Isparta). Yayla evlerinde tepeliğin altındaki 6 cm. genişliğinde kıl dokuma. Kağnı tekerini oluşturan ağaç parçaları arasındaki açıklık. (Karacaviran Seydişehir Konya).

YELPEZE

Yelpaze. Altınla birlikte takılan yürek biçiminde, gümüş, ince üstü savatlanmış takı. Altınla birlikte takılan, üstü savatlanmış, yürek biçiminde, ince, gümüş takı.

DİYADROM

Tatlı su ile deniz arasında göç eden balıklar. Yelpaze şeklinde yayılan damarlı yapraklar. Tatlı suyla deniz arasında göç eden.

DENGEŞİK

Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

STENOFAJ

Çok dar bir beslenme yelpazesine sahip olan.

PEŞLEMEK

Giysi eteği ile ateşi yelpazelemek. Önüne katıp kovalamak. Takip etmek.

FLABELLAT

Yelpaze biçiminde olan, yelpazeye benzeyen.

DEMETLEŞME

Koşut kıvrımların ya da kıvrım demetlerinin, bir yelpazede olduğu gibi birbirinden ayrılması.

ÜŞİLENMEK

Yelpazelenmek, nefes, hava vermek, üflemek.

YELLENMEK

Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.

MANYOK

Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü veya yedisi bir arada yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç (Manihot utilissima).

YELELEK

Yelpaze. Hoppa, şımarık.