YELE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yele" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. yele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YELEKLENMEK

10 harfli kelimeler

YELENLEMEK, YELELENMEK, YELELİKURT, YELEKSIRTI, YELEKLENME, YELEKLEMEK, YELEKENLİK, YELEGERGEN

9 harfli kelimeler

YELEKLEME, YELEBİMEK, YELELENME, YELEPİMEK, YELEĞENCE

8 harfli kelimeler

YELENGEÇ, YELENMEK, YELETTEN, YELELEĞİ, YELEVLEN

7 harfli kelimeler

YELEYEN, YELESEN, YELEMSE, YELEMEK, YELESER, YELEŞİK, YELEŞUK, YELENTİ, YELELEK, YELEBÜK, YELEÇLİ, YELEGEN, YELEĞEN, YELEĞİM, YELEKEN, YELEKİM, YELEKİN

6 harfli kelimeler

YELERE, YELESE, YELEDE, YELEME, YELECE, YELELİ

5 harfli kelimeler

YELEK, YELEN, YELER, YELEF, YELEÇ

4 harfli kelimeler

YELE

Bazı kelimelerin anlamları

YELE

At, aslan vb. hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan uzun kıllar. Balıklarda sırt yüzgeci.

YELEPİMEK

Yelle sallanmak.

YELEĞENCE

Gezip tozan, bir yerde durmayan.

YELENGEÇ

Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç).

YELENLEMEK

Sığırı dağıtmadan istenilen yöne yöneltmek. (Ağıl Eğridir Isparta).

YELEGERGEN

Kerkes kuşu.

YELELENME

Yelelenmek işi.

YELEKLENMEK

Kanatlanmak, kanat açmak.

YELEKSIRTI

Yele karşı, havalı yer.

YELEKLEME

Yeleklemek işi.

YELEKLENME

Yeleklenmek işi.

YELELİKURT

Sırtlan.

YELEBİMEK

Yelle sallanmak. Rüzgâr tesiriyle salllanmak, dalgalanmak.

YELELENMEK

Saç hafif hafif dalgalanmak.

YELEKLEMEK

Okun kuyruğuna tüy takmak.

YELEKENLİK

Esintili, yelli hava.

  -   -   -  

Anlamında YELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CAMADAN

Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.

DELME

Delmek işi. Delinerek yapılmış. Yelek.

AĞCIK

Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

DORU

Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi koyu renkli olan, yağız (at). Kızıl (at donu).

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

ESATİR

Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji.

CİCOZ

Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu. Bu oyundaki bilyelerin her biri. "Yok" anlamında kullanılan bir söz.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

DENİZKIZI

Solunumunu hem akciğer hem de solungaçlarıyla yapan, arka üyeleri olmayan, otçul amfibyumlar sınıfından bir hayvan.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

FERMENE

Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

ELEKLİK

Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü.

ANLATI

Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

CÜBBE

Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.

DAYANIŞIK

Üyeleri arasında dayanışma bulunan (millet, topluluk, sınıf vb.), mütesanit.

BİNİŞ

Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.