İçinde YELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yele" olan, toplam 96 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MİYELENSEFALİTİS

15 harfli kelimeler

HİKAYELEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

CEMAZİYELEVVEL, AMİYELENSEFALİ, MİYELENSEFALON, HİKAYELEŞTİRME

13 harfli kelimeler

RAPTİYELENMEK, PAYELENDİRMEK, İYELENMECİLİK, RAPTİYELETMEK

12 harfli kelimeler

RAPTİYELEMEK, RAPTİYELENME, İSTİRİDYELER, TERBİYELEMEK, YILANLIYELEN, PAYELENDİRME, EMPRENYELEME, RAPTİYELETME

11 harfli kelimeler

HİKAYELEMEK, TEKYELENMEK, İYELENDİRME, YELEKLENMEK, TERBİYELEME, RAPTİYELEME

10 harfli kelimeler

GÖNYELEMEK, YELELENMEK, TEYELENMEK, YELEKSIRTI, SİNLİYELEK, YELEKLENME, YELEKLEMEK, YELELİKURT, YELENLEMEK, KUŞLUYELEK, YELEGERGEN, HİKAYELEME, YELEKENLİK

9 harfli kelimeler

YÖRÜYELEK, YİYELEKÇİ, YELEPİMEK, İYELENMEK, YELEBİMEK, YELEĞENCE, YELEKLEME, GÖNYELEME, GEYELEMEK, EMAYELEME, ÇİYELEMEK, YELELENME

8 harfli kelimeler

İYELEMEK, YELENMEK, YELENGEÇ, YELELEĞİ, YELETTEN, SEYELEME, YELEVLEN, MİDYELER

7 harfli kelimeler

YELEKİN, GÜYELEK, YELELEK, YELEKİM, YELEMEK, YELEMSE, YELEKEN, YELENTİ, YELESEN, YELESER, YELEŞİK, YELEŞUK, YELEYEN, YELEĞİM, KÖYELEK, DİYELEK, ÇİYELEM, SİYELEK, BÜYELEK, YELEBÜK, YELEÇLİ, YELEGEN, YELEĞEN

6 harfli kelimeler

YELELİ, YELECE, YELEDE, AKYELE, YELERE, YELESE, ÇİYELE, SİYELE, YELEME

5 harfli kelimeler

YELEF, YELEÇ, EYELE, YELER, YELEK, YELEN

4 harfli kelimeler

YELE

Bazı kelimelerin anlamları

YELE

At, aslan vb. hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan uzun kıllar. Balıklarda sırt yüzgeci.

İSTİRİDYELER

Kabuklarını açıp kapatarak yüzebilen, üst kapağı bir kapak gibi vücudu örten ve büyük olan alt kapağıyla zemine yapışan, genellikle koloniler hâlinde bir araya gelerek setler oluşturan, yenilen ve yetiştiriciliği yapılan türleri de olan bir familya.

CEMAZİYELEVVEL

Ay takviminin beşinci ayı, büyük tövbe ayı. Geçmiş.

HİKAYELEŞTİRMEK

Hikâye durumuna getirmek.

YILANLIYELEN

Kilimde bir kıyı süsü çeşidi.

HİKAYELEŞTİRME

Hikâyeleştirmek işi.

RAPTİYELEMEK

Raptiye ile tutturmak.

RAPTİYELETMEK

Raptiyeleme işini yaptırmak.

MİYELENSEFALON

Beyin gelişiminde ortaya çıkan rhombensefalonun arka beyin keseciği. Bu oluşumdan medulla oblongata ve üst kısmında ventrikulus kuartus biçimlenir.

RAPTİYELENME

Raptiyelenmek işi.

PAYELENDİRMEK

Paye vermek, belli bir payeye ulaştırmak.

İYELENMECİLİK

Canlının kendine göre önemli olan nesneleri, başkalarıyla paylaşmak istemeyerek kendine saklamaya uğraşması.

AMİYELENSEFALİ

Omuriliğin ve beynin doğuştan yokluğu.

MİYELENSEFALİTİS

Beyin ve omuriliğin bir arada yangısı.

TERBİYELEMEK

Eğitmek. Çeşitli katkı maddeleriyle yemeği lezzetli duruma getirmek.

RAPTİYELENMEK

Raptiye ile tutturulmak.

  -   -   -  

Anlamında YELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

FERMENE

Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi.

DAYANIŞIK

Üyeleri arasında dayanışma bulunan (millet, topluluk, sınıf vb.), mütesanit.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

CÜBBE

Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

DELME

Delmek işi. Delinerek yapılmış. Yelek.

ELEKLİK

Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü.

AĞCIK

Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.

CİCOZ

Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu. Bu oyundaki bilyelerin her biri. "Yok" anlamında kullanılan bir söz.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

BİNİŞ

Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

ESATİR

Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji.

CAMADAN

Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.

DORU

Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi koyu renkli olan, yağız (at). Kızıl (at donu).

DENİZKIZI

Solunumunu hem akciğer hem de solungaçlarıyla yapan, arka üyeleri olmayan, otçul amfibyumlar sınıfından bir hayvan.

ANLATI

Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.