Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yedirme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yedirme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yedirme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yedirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEDİRME
YEDİRME
Yedirmek işi. Yağ, kireç ve kendirden yapılan, su borularını birbirine tutturmaya yarayan macun.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEDİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
DOYURMAK
Açlığını gidermek. Doyma durumuna getirmek. Bir maddenin içine alabileceği kadar başka bir madde katmak. Para yedirmek. Geçindirmek, yaşamasını sağlamak. Kandırıcı, inandırıcı olmak, tatmin etmek.
YALMAÇ
İnek, köpek ve benzerleri hayvanlara yedirmek için hazırlanan unla kepek karışımı sulu yiyecek. Köpek, inek ve benzerleri hayvanlara verilen kepek, un ve su ile yapılan bulamaç. Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan.
ÖYÜNLENDİRMEK
Bir kimseye az az yemek yedirmek.
DAMDIRMAK
Tattırmak, yedirmek. Hastanın ağzına azar azar su vermek. 2 bk. dadırmak.
DAMZIRMAK
Tattırmak, yedirmek. Damlatmak, damla damla akıtmak. Hayvan yavrularını emzirmek. Damlatmak.
DADTIRMAK
Tattırmak, yedirmek.
AŞATMAK
Aşındırmak. Yedirmek, hovardalık etmek. Çocuğu, unuttuğu şeyi hatırlatarak üzmek. Doyurmak, yedirip içirmek.
DADIRMAK
Tattırmak, yedirmek. Tat vermek, tatlandırmak. Alıştırmak, dadandırmak. Tattırmak.
DAMZIRTMAK
Tattırmak, yedirmek.
GEVİK
Ucu çengelli ağaç. Geveze. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için): Gevik Ali. Kuruntulu: Bu kız amma gevik ha. Sözünde durmayan. Burgunun ucundan dökülen talaş. Hayvanlarda koyu kırmızı ile siyah karışığı renk: Gevik keçi. Rüşvet: Gevik yedirmeden bu işi gördüremeyeceğim. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Savrulan harmandan arta kalan ezilmemiş, iyi dövülmemiş başak. Ağaç köklerinin kurumuş parçaları. Yavrusu ölen ineğin sütünü sağdırması için emzirilen başka bir buzağı. Ağızda çiğnenen şey, lokma. Gelişmemiş başak.
ZEHİRLEMEK
Öldürmek amacıyla yedirme, içirme vb. yollarla zehir vermek, ağılamak. Birine zararlı düşünceler, zararlı duygular aşılamak.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
BARTIL
Yedirmelik, rüşvet. Haram yemez, ahlaklı (Kaman).
YEDİREBİLMEK
Yedirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DADIRMAG
Tattırmak, yedirmek.
YAPRAKLIK
Dolmalık ince bulgur. Kışın keçilere yedirmek için kesilen meşe ve benzerleri dalları.
ÖYÜNLEMEK
Yemek yedirmek.
YEDİRİLMEK
Yedirme işi yapılmak.
TIKIŞTIRMAK
Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak. Acele ile birine bir şeyi yedirmeye çalışmak. İyice çiğnemeden yutarak yemek.