Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaşam" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaşam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yaşam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaşam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAŞAM
Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
YARIYAŞAM
Ayrışan, bozunan bir özdeğin yarısı kalıncaya dek geçen süre.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAŞAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZGİN
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.
AVAR
Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.
CANLANDIRMAK
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
ATA
Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.
DİRİMLİK
Hayat, yaşam, sağlık. Mal mülk, gelir. Hayatla ilgili, dirimsel.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
BENGİLEŞMEK
Sonsuz yaşama niteliği kazanmak, ölümsüzleşmek, ebedîleşmek.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
DONMAK
Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak. Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak. Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak. Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek. Kimyasal bir etki ile katılaşmak. Çok üşümek. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek.
BAŞKONAKÇI
Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.
CANLANDIRMA
Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.
AMFİBYUMLAR
Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.
DOYGU
Yaşamayı sağlayacak besin, rızık.
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
ÇIRAK
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
DİRİM
Hayat, yaşam. Yaşama gücü.
BESİN
Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.
AMFİBİ
İki yaşamlılar. Yüzergezer.