Sonu YARLI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yarlı" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yarlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yarlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yarlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YARLI

Ordu kenti, Perşembe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Trabzon şehrinde, Hayrat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

UYARLI

Uyumlu.

DUYARLI

Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

BİLGİSAYARLI

Bilgisayarı olan, bilgisayarla iş gören. Bilgisayardan yararlanılarak yapılan.

  -   -   -  

Anlamında YARLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

DUYARSIZ

Duyarlı olmayan.

DUYGULANIM

Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.

CANEVİ

Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

DUYARSIZLAŞTIRMAK

Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.

DUYGULU

Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, duyar, hassas.

DOKUNUM

Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.

DOLANDIRICILIK

Dolandırıcı olma durumu, ayyarlık. Dolandırıcının yaptığı iş.

DUYARLILIK

Duyarlı olma durumu, duygunluk, duyarlık, hassaslık.

DUYGUNLUK

Duyarlılık.

DEPREMYAZAR

Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.

ANAFİLAKSİ

Aşırı duyarlık.

DERİNLİK

Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

DUYARSIZLAŞMAK

Duyarlı olma yeteneği kalmamak.

DUYARLIK

Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.

DUYGUN

Duyarlı.

DUYARLIKLI

Duyarlığı olan, hassasiyetli.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.