Kelimeler arşivi içinde; başında "yarma" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. yarma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yarma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yarma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YARMALAMAK
YARMAKAYA, YARMALAMA
YARMAÇAR, YARMALIK, YARMANÇA
YARMACA, YARMAÇA, YARMASU
YARMAC, YARMAÇ, YARMAH, YARMAK, YARMAN
YARMA
YARMA
Yarmak işi. Kaba saba, görgüsüz (kimse). Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılmış olan bir çorba türü. Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan. Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer.
YARMALIK
Yarma yapmak için ayrılmış (buğday vb.).
YARMAÇ
İri yarılmış ağaç, odun.
YARMALAMAK
Uzunlamasına ikiye bölmek.
YARMAK
Uzunlamasına bölüp ayırmak. Yarık açmak. Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak. Ortasından, içinden geçmek. Kesip açmak. Derin yara açmak.
YARMALAMA
Yarmalamak işi.
YARMAN
Yar, uçurum.
YARMAÇA
İri yarılmış ağaç, odun. Kaim odundan ayrılan parçalar. Büyük odun (Çayağzı). Bir kütükten yarılan odunların her biri. Yarılmış odun.
YARMACA
Buğday, arpa, mısır, bezelye ve benzerleri nin iri çekilmişi, dövmesi. İriyarı, heybetli, kaba saba adam. Kara nohudun döğülmüşü. Yarılıp, içi gösterilerek satılan kesmece, kavun karpuz. Yarılıp da kurutulan incir. Çekirdeksiz kuru kayısı. İriyarı. Bir gazelin her koşasının ortasına iki dize eklenerek dördere çıkarılması. (Eklenenler, koşanın birinci dizesiyle uyaklanır.) bk. dörderleme.
YARMAH
Büyük kaya yarıntısı.
YARMAKAYA
Adıyaman ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YARMANÇA
İri yarılmış ağaç, odun.
YARMAC
Kara nohudun döğülmüşü.
YARMAÇAR
Çekirdeksiz kuru kayısı.
YARMASU
İçel şehri, Gülnar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde YARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIMSATMAK
Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.
İHTAR
Uyarma, dikkat çekme, uyarı. Bir şeyi birine hatırlatma.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.
DÜRTMEK
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.
İRŞAT
Doğru yolu gösterme, uyarma.
DİKKAT
Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
DİLMEK
Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek. Yarmak.
İKAZ
Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih. Uyandırma.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
DÜRTÜKLEMEK
Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.
DÖVME
Dövmek işi. Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma. Dövülerek yapılan. Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya). Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılmış olan yazı veya resim.
DALYA
Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü. Yıldız çiçeği (Dahlia). Çocuk oyunlarında önceden belirlenen bir aşamaya gelme anında söylenen söz.
HOP
Uyarmak amacıyla kullanılan bir söz.
BALTA
Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç.
HELE
Özellikle. "Sonunda" anlamıyla geciken davranışları bildirmek için kullanılan bir söz. Uyarma, korkutma veya söz verme anlatan bir söz.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
DÖVMELİK
Mısır ve buğday dövmeye yarayan, yarma buğday yapan bir araç.
HA
İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.