Sonu YAPISAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yapısal" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yapısal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yapısal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yapısal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ALTYAPISAL, ÜSTYAPISAL

7 harfli kelimeler

YAPISAL

Bazı kelimelerin anlamları

YAPISAL

Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili, strüktürel, konstrüktif.

ALTYAPISAL

Altyapı ile ilgili.

ÜSTYAPISAL

Üstyapı ile ilgili.

  -   -   -  

Anlamında YAPISAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAPISAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMİNOGLİKOZİT

Çeşitli bakterilerden izole edilen, enfeksiyon hastalıklarında bakteri protein sentezinin herhangi bir basamağında engelleyici etki yapan, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi herhangi bir antibiyotik. Aminoglikozit antibiyotikler. Çeşitli bakterilerden izole edilen, ribozomların 30s yapısal birimine bağlanıp, ribozom ve mRNA'nın birleşmesini engelleyerek bakteriyel protein sentezini önleyen, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi antibiyotikler, aminoglikozit antibiyotikler. Streptomyces veya Micromonspora cinsi mikroorganizmalardan elde edilen ve bakterilerin protein üretimini engelleyerek ölümlerine neden olan gentamisin, amikasin, neomisin gibi ilaçları içeren doğal veya yarı sentetik antibiyotik grubu ilaç.

AYRIMLAŞMA

Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.

STRÜKTÜRALİST

Yapısalcı.

YAPISALLAŞMA

Yapısallaşmak durumu.

YAPISALCILIK

Bilimin her dalında yapıdan yola çıkarak sonuçlara ulaşma yöntemi, strüktüralizm. Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dil bilimi öğretisi, yapısal dil bilimi.

POLİMER

Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

YAPISALLAŞMAK

Yapısal duruma gelmek.

YAPISALCI

Yapısalcılık görüşü ve yöntemini benimseyen, strüktüralist.

EPER

Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.

ABİYOTROFİ

Doğuştan yapısal zayıflığa bağlı olarak herhangi bir organın normal işlevini zamansız kaybetmesi. Belli organ ve dokuların, özellikle sinir sisteminin doğum sonrası dönemde henüz tam olarak gelişimini tamamlamamış hücrelerinin dejenerasyonuna bağlı olarak yapı, işlev veya hayatiyetlerini kaybetmeleri. Programlanmış hücre ölümündeki artış olarak da değerlendirilir, erken hücre yaşlanması.

AMPLİFİKASYON

Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Bir nükleik asit parçasının kopya sayısının in vitro veya konak hücre içinde fazla üretilerek artırılması. Mikroskopta görüş sahasının genişletilmesi. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi.

STRÜKTÜREL

Yapısal.

PATOLOJİ

Hastalıkla ilgili hücrelerdeki, dokulardaki ve organlardaki yapısal ve işlevsel değişikliklerin tanınması, araştırılması ve incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı.

YAPISALLIK

Yapısal olma durumu.

ARITMACILIK

Işık ve gölgenin göze hoş gelen, aldatıcı etkilerini bir yana bırakarak, nesneleri belirli yapısal kuruluşları içinde göstermeyi amaç edinen sanat akımı.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

DÜZTABAN

Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk. Dar tabanlı bir rende türü. Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse). Uğursuz.

STRÜKTÜRALİZM

Yapısalcılık.

BAUHAUS

(Resim, Mimarlık, İç Mimarlık) Almanyada 1919-1933 arasında öğretim yapmış, mimarlık çevresinde bütün sanatları eski Orta Çağ anlayışındaki atölyelerde olduğu gibi toplayan bir okul. Fabrikalarda üretilen kötü biçimli eşya yerine sanatçı elinden çıkma örneklerin çoğaltılması gerektiğini savunan ve eşyanın yapısal düzenini aynı zamanda süs gibi görmek isteyen okul.

UZANTI

Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.