Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yapıcı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yapıcı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yapıcı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yapıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAPICI
Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.
YUKARIYAPICI
Balıkesir şehrinde, Erdek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAPICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGNOR
Argirofilik çekirdekçik yapıcı bölgeler.
MANİPÜLASYON
Yönlendirme. Seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme. Varlıkları yapıcı, açıklayıcı ve yararlı bir biçimde kullanma işi.
ÇİRK
Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.
DİSTEN
Kayaç yapıcı mineral. (AI(O/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, mavimsi, kırmızımsı, gri, akımsı, yeşil; çizgi ak; sertlik düşey yönde 4-5.5 yatay yönde 6-7; yoğunluk 3.6-3.7.).
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
AGAR
Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.
YAPICILIK
Yapıcı olma durumu. Yapıcının yaptığı iş.
AKATARSİ
İshal yapıcı ilaç alınmasına rağmen bağırsakların boşalamaması durumu.
SİNAMEKİ
Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia). Bu bitkinin meyvesi. Mızmız, sevimsiz, başkalarıyla ilişki kurmayan kimse. Bu bitkinin bazı türlerinden elde edilen, hekimlikte ishal yapıcı olarak kullanılan madde.
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit. Veri girişi yoluyla bilgisayarlara yüklenen, sistemin veya programların bozulmasına, veri kaybına veya olağan dışı çalışmasına neden olan yazılım.
EPİDOT
Kayaç yapıcı mineral. (Ca2 (Al, F, Mn3) (OH/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, yeşil, kahverengi, sarı, seyrek olarak kırmızı ve kara; çizgi ak, gri; sertlik 6-7; yoğunluk 3.3-3.5; monoklinal.).
DİORİT
Derinlik kayacı. (Kayaç yapıcı mineralleri plajioklas -andezin-, piroksen, ambifol ve biotit. Derinlik kayaçlarının yansız üyelerindendir; asitli üyelerle granodiorit, kimi üyelerle dioritgrabro geçiş kayaçları verir. Kuarslı olanlarına kuarslı diorit denmektedir.).
EMODİN
Bağırsakların alkali ortamında hidrolize uğrayarak bir çok antrasen türevi etkin madde açığa çıkaran glikozidik yapıda, ishal yapıcı bileşik. Bu bileşik döl yatağında kasılmaya neden olduğundan gebelerde kullanımı uygun değildir.
KANSEROJEN
Kanser yapıcı.
KOLTUK
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.
BÖCEKBİLİM
Böceklerin yapısını, yaşayışını ve hastalık yapıcı niteliklerini konu seçen bilim dalı.
KONKASÖR
Yapıcılıkta yol, yapı vb. yapımında kullanılacak çakıl veya taşları elde etmek için, büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine, kırma makinesi.
OLUMLU
Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.
AREKOLİN
Areca catechu bitkisinin sert kabuklu meyvelerinden elde edilen, merkezi sinir sistemini uyararak öfori oluşturan, ishal yapıcı olarak ve şeritleri uzaklaştırmak amacıyla kullanılan bir alkoloit.