İçinde YAPICI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yapıcı" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yapıcı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yapıcı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yapıcı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YUKARIYAPICI

9 harfli kelimeler

YAPICILIK, YAPICILIH

6 harfli kelimeler

YAPICI

Bazı kelimelerin anlamları

YAPICI

Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.

YAPICILIH

Yapı ustalığı, inşaat ustalığı.

YUKARIYAPICI

Balıkesir şehrinde, Erdek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YAPICILIK

Yapıcı olma durumu. Yapıcının yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında YAPICI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAPICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

AREKOLİN

Areca catechu bitkisinin sert kabuklu meyvelerinden elde edilen, merkezi sinir sistemini uyararak öfori oluşturan, ishal yapıcı olarak ve şeritleri uzaklaştırmak amacıyla kullanılan bir alkoloit.

DİORİT

Derinlik kayacı. (Kayaç yapıcı mineralleri plajioklas -andezin-, piroksen, ambifol ve biotit. Derinlik kayaçlarının yansız üyelerindendir; asitli üyelerle granodiorit, kimi üyelerle dioritgrabro geçiş kayaçları verir. Kuarslı olanlarına kuarslı diorit denmektedir.).

DİSTEN

Kayaç yapıcı mineral. (AI(O/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, mavimsi, kırmızımsı, gri, akımsı, yeşil; çizgi ak; sertlik düşey yönde 4-5.5 yatay yönde 6-7; yoğunluk 3.6-3.7.).

ÇİRK

Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).

AGNOR

Argirofilik çekirdekçik yapıcı bölgeler.

KOLTUK

Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.

OLUMLU

Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.

EMODİN

Bağırsakların alkali ortamında hidrolize uğrayarak bir çok antrasen türevi etkin madde açığa çıkaran glikozidik yapıda, ishal yapıcı bileşik. Bu bileşik döl yatağında kasılmaya neden olduğundan gebelerde kullanımı uygun değildir.

VİRÜS

Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit. Veri girişi yoluyla bilgisayarlara yüklenen, sistemin veya programların bozulmasına, veri kaybına veya olağan dışı çalışmasına neden olan yazılım.

KONKASÖR

Yapıcılıkta yol, yapı vb. yapımında kullanılacak çakıl veya taşları elde etmek için, büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine, kırma makinesi.

MANİPÜLASYON

Yönlendirme. Seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme. Varlıkları yapıcı, açıklayıcı ve yararlı bir biçimde kullanma işi.

EPİDOT

Kayaç yapıcı mineral. (Ca2 (Al, F, Mn3) (OH/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, yeşil, kahverengi, sarı, seyrek olarak kırmızı ve kara; çizgi ak, gri; sertlik 6-7; yoğunluk 3.3-3.5; monoklinal.).

AKATARSİ

İshal yapıcı ilaç alınmasına rağmen bağırsakların boşalamaması durumu.

SİNAMEKİ

Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia). Bu bitkinin meyvesi. Mızmız, sevimsiz, başkalarıyla ilişki kurmayan kimse. Bu bitkinin bazı türlerinden elde edilen, hekimlikte ishal yapıcı olarak kullanılan madde.

BÖCEKBİLİM

Böceklerin yapısını, yaşayışını ve hastalık yapıcı niteliklerini konu seçen bilim dalı.

KANSEROJEN

Kanser yapıcı.

EYLEYİCİ

Buğdayı temizleyip kesmiğinden ayıran kişi. İşi olmayıp, başkalarını da işinden alıkoyan kişi. Yapıcı, vücuda getirici.

OLUMSUZ

Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

AGAR

Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.