Sonu YAPA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yapa" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yapa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yapa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yapa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BÜYÜKKAYAPA, KÜÇÜKKAYAPA

6 harfli kelimeler

GAYAPA, KAYAPA

4 harfli kelimeler

YAPA

Bazı kelimelerin anlamları

YAPA

Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

BÜYÜKKAYAPA

Kırşehir ili, Mucur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KÜÇÜKKAYAPA

Kırşehir kenti, Mucur belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GAYAPA

Bir çeşit keklik. Toptan olmayan, parça parça yapılan satış.

KAYAPA

Gri renkli yaban güvercini. Balıkesir ilinde, Kayapa nahiyesine bağlı bir bölge. Bursa kenti, Büyükorhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa ili, Çalı bucağına bağlı bir bölge. Edirne ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzurum şehri, Ilıca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında YAPA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAPA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

AKADEMİCİ

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.

AĞIZLIKÇI

Ağızlık yapan veya satan kimse.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇMACI

Açma yapan veya satan kimse.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABAJURCU

Abajur yapan veya satan kimse.

AJAN

Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.

AFİŞÇİ

Afiş yapan veya asan kimse.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AKINCI

Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.

AÇKICI

Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.