Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yangı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yangı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yangı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yangı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YANGI
Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.
DAYANGI
Dayanıklık (kumaş ve kereste hakkında): Bu ötekinden daha dayangılıdır.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUNDAKÇI
Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.
İTFAİYE
Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.
ADENİT
Ak kan bezi yangısı.
İLTİHAPLANMA
Yangılanma.
KÖŞKLÜ
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.
ÇAMURLAMA
Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
İTFAİYECİLİK
İtfaiyecinin yaptığı iş, yangıncılık.
İLTİHAPLANMAK
Yangılanmak.
FLEBİT
Toplardamarlarda iç zar yangısı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
İLTİHAPLI
Yangılı.
GASTRİT
Midedeki yangı.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
İLTİHAPSIZ
Yangısız.
İLTİHAP
Yangı.
KOLİT
Kalın bağırsak yangısı.
İTFAİYECİ
Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.
İLTİHABİ
İltihabı olan, yangılı, iltihaplı.