Kelimeler arşivi içinde; başında "yangı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. yangı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yangı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yangı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YANGIRDATMAK
YANGILANMAK, YANGIRDAMAK, YANGINALAYI, YANGINCILIK
YANGILANMA
YANGILMAH, YANGINLIK
YANGIBOZ, YANGISIZ, YANGISAL, YANGINLI, YANGINCI
YANGILI, YANGIRI
YANGIN, YANGIR, YANGIL, YANGIÇ, YANGIŞ
YANGI
YANGI
Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.
YANGIBOZ
Kötü, kaba, aksi.
YANGIRI
Sırt.
YANGINALAYI
Saksıda yetişen, kırmızı renkli çiçeği boru biçiminde olan bir bitki. Sıraya dizilip ip atlama (çocuk oyunu).
YANGINCILIK
İtfaiyecilik.
YANGILANMAK
Bir doku veya bir organda iltihap oluşmak, iltihaplanmak.
YANGINLI
Büyük bir kaza yüzünden üzüntülü, yaslı.
YANGILMAH
Yanılmak.
YANGINLIK
Sevi. Sevimli. Tandırlarda mitilin altına konulan birinci örtü.
YANGIRDAMAK
Çok söylemek, söylenmek.
YANGILANMA
Yangılanmak işi, iltihaplanma.
YANGISIZ
Yangısı olmayan, iltihapsız.
YANGINCI
İtfaiyeci.
YANGIRDATMAK
Yüksek sesle okumak, konuşmak.
YANGILI
Yangısı olan, iltihaplı.
YANGISAL
Yangıyla ilgili, yangılı.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADENİT
Ak kan bezi yangısı.
İLTİHABİ
İltihabı olan, yangılı, iltihaplı.
FLEBİT
Toplardamarlarda iç zar yangısı.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
KUNDAKÇI
Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.
İLTİHAP
Yangı.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
İLTİHAPLANMAK
Yangılanmak.
İLTİHAPSIZ
Yangısız.
KÖŞKLÜ
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.
İLTİHAPLI
Yangılı.
ÇAMURLAMA
Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.
İTFAİYE
Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
GASTRİT
Midedeki yangı.
İTFAİYECİLİK
İtfaiyecinin yaptığı iş, yangıncılık.
KOLİT
Kalın bağırsak yangısı.
İTFAİYECİ
Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.
İLTİHAPLANMA
Yangılanma.