Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yanar" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yanar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yanar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yanar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YANAR
Aralık ayı. Ocak ayı. Kibrit. Kibrit. (Tepecik Tavşanlı Kütahya). Ilıca, kaplıca. Parlayan, parıldayan. Kaplıca. Aralık ve ocak ayı.
HASYANAR
Ocak ayı.
KAYANAR
Lohusa şerbeti.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
İNDİFAİ
Püsküren (yanardağ). Döküntülü (hastalık).
İSTİDLAL
Bir konuda kanıtlara dayanarak sonuç çıkarma. Çıkarım.
DAYALI
Dayanmış olan. Dayanarak, dayanmış bir biçimde. İlgili, dair, müstenit, mebni.
BRONZLAŞMAK
Güneşte yanarak bronz rengini almak.
DAKTİLOSKOPİ
Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.
BELİTLEMEK
Belgeye dayanarak ortaya koymak. Belitleme kuramını ortaya koymak.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
ÇEKİRGE
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium).
DEPREM
Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
EMPERYALİZM
Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.
DESPOT
Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse. Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse, tiran. Zorba. Ortodoks Rumların din başkanları.
FÜMEROL
Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz.
BİNAEN
Dayanarak. -den dolayı, -den ötürü, -diği için.
İSNADEN
Dayanarak.
BELİNLEMEK
Birden uyanarak çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak, irkilmek.
BAZALT
Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.
ERUPSİYON
Yanardağın püskürmesi.
İSTİNADEN
Bir görüşe, bir düşünceye dayanarak, güvenerek.